Çocuklar artık ekranların başında inanılmaz uzun zaman geçiriyor. Aileler de haliyle bu konuda epey tedirgin.
Tabletler, telefonlar, televizyonlar... Küçük yaşta olanlar için neredeyse hayatın bir parçası haline geldi. Bu kadar yoğun ekran kullanımı, çocuklarda sosyal etkileşim eksikliği, dil gelişiminde gecikme ve tekrarlayan davranışlar gibi otizme benzeyen belirtileri tetikleyebiliyor.

Sanal otizm, erken çocuklukta aşırı ekran maruziyetinin çocuklarda otizm benzeri semptomlara yol açtığı bir durum. Gerçek otizmden farklı; biyolojik değil, insan etkileşimi ve sosyal uyaran eksikliğinden kaynaklanıyor.
Çocuklar gerçek nesnelerle oynama ve insanlarla vakit geçirme fırsatını kaçırınca, sosyal becerileri ve dil gelişimi sekteye uğruyor.
01Sanal Otizm Nedir?
Sanal otizm, çocuklar aşırı ekran maruziyeti yaşadığında otizm spektrum bozukluğuna benzer davranışlar göstermeleriyle ortaya çıkıyor. Gerçek otizmle karıştırmamak gerek; çoğu zaman ekran kullanımı azaltıldığında belirtiler hafifliyor ya da tamamen kayboluyor.
Sanal Otizmin Tanımı
Çocuklar televizyon, tablet, telefon gibi dijital ekranlara uzun süre maruz kalınca bu tablo ortaya çıkıyor. Sanal otizm, tıbbi olarak tanımlanmış bir hastalık değil.
Daha çok ekran bağımlılığı sonucu ortaya çıkan davranışları anlatıyor. Çocuklar ekran başında fazla zaman geçirince sosyal etkileşimde zorlanıyor, konuşmaları yavaşlıyor ve göz teması kurmuyor.
Sanal otizmin başlıca özellikleri:
- Genellikle erken çocuklukta baş gösteriyor
- Ekran süresi azaltılınca belirtiler azalıyor
- Sosyal uyaran eksikliğiyle bağlantılı
- Geçici olabiliyor
Özellikle 2-5 yaş arası çocuklar daha fazla risk altında. Ekran başında geçirilen zaman arttıkça, gerçek dünyayla temas azalmış oluyor.
Sanal Otizm ile Gerçek Otizm Arasındaki Farklar
Otizm spektrum bozukluğu genetik ve nörolojik kökenli. Sanal otizm ise çevresel nedenlerle ortaya çıkıyor.
Sanal Otizm Gerçek Otizm Çevresel nedenli Genetik ve nörolojik Geçici olabilir Yaşam boyu sürer Ekran azaltımıyla düzelir Sürekli destek gerekir Sosyal öğrenme eksikliği Beyin gelişimi farklılığıSanal otizmin belirtileri, ekran süresi azaltılınca sıklıkla azalıyor. Gerçek otizm ise uzun soluklu profesyonel destek gerektiriyor.
Çocuğunuzda sanal otizmden şüpheleniyorsanız önce ekran süresini azaltmayı deneyin. Birkaç hafta geçtiği halde değişiklik yoksa, bir uzmana başvurmak mantıklı olur.
Otizm Spektrum Bozukluğu ile İlişkisi
Sanal otizm, otizm spektrum bozukluğu ile benzer belirtiler gösterebiliyor ama aynı şey değiller. Bu benzerlik aileleri bazen gereksiz yere paniğe sürüklüyor.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ekranla başa çıkmakta daha çok zorlanabiliyor. Bazıları için ekranlar aşırı uyarıcı olabiliyor, bazıları ise ekranlara aşırı ilgi gösterebiliyor.
"Sanal otizm, otizm spektrum bozukluğunun yerini tutmaz. Ama erken dönemde benzer belirtiler verebilir."
İki durumda da görebileceğiniz belirtiler:
- Göz teması kurmamak
- Sosyal etkileşimden uzak durmak
- Dil gelişiminde gecikme
- Tekrarlayan hareketler
Uzmanlar ayırıcı tanı koyarken çocuğun ekran maruziyeti geçmişini soruyor. Sanal otizmden şüpheleniliyorsa, önce bir süre ekransız bir dönem deneniyor.
02Ekran Maruziyeti ve Risk Faktörleri
Ekran maruziyeti çocuklarda farklı düzeylerde risk yaratıyor. Özellikle bazı yaş grupları çok daha hassas.
Uzun ekran süreleri ve kalitesiz içerikler de riski artırıyor.
Ekran Maruziyeti Nedir ve Nasıl Oluşur?
Ekran maruziyeti dediğimizde, çocukların televizyon, tablet, telefon ve bilgisayar gibi cihazlarla geçirdiği süreyi kastediyoruz.
Çocuklar ekran başında vakit geçirince çevreyle etkileşimleri azalıyor. Sosyal ilişki kurma becerileri de bundan nasibini alıyor.
Ekran maruziyeti genellikle şu durumlarda artıyor:
- Ebeveyn gözetimi olmadan cihaz kullanımı
- Eğitici olmayan içeriklerin izlenmesi
- Cihaza çok yakın oturmak
- Saatlerce kesintisiz ekran başında kalmak
"Ekran karşısında çocuklar sosyal ilişki kuramıyor, çevresindeki dünyayı deneyimleyemiyor ve olup bitenden kopuyor."
Çocuklarda Yüksek Risk Grupları
Bazı çocuklar ekran maruziyeti karşısında daha hassas davranıyor. Bu grupları bilmek, erken müdahale için büyük avantaj.
En riskli gruplar:
Risk Grubu Özellikler 0-2 yaş Beyin gelişimi kritik dönemde Sosyal beceri zorluğu yaşayanlar İletişim kurma güçlüğü Dikkat problemi olanlar Konsantrasyon sorunları Gelişim geriliği yaşayanlar Motor ve bilişsel gecikmelerOtizm spektrum bozukluğu olan çocuklar özellikle dikkat gerektiriyor. Bu çocuklarda aşırı ekran süresi, dikkat dağınıklığı ve öfke nöbetlerini tetikleyebiliyor.
Normal gelişen çocuklar bile yoğun ekran kullanımından zarar görebiliyor.
Ekran Süresi: Yaşa Göre Öneriler
Çocukların yaşı arttıkça ekran süresi sınırları da değişiyor. Uzmanlar bu konuda net zamanlar öneriyor.
Yaşa göre günlük ekran süresi önerileri:
- 0-18 ay: Video aramalar hariç ekran önerilmiyor
- 18-24 ay: Ebeveyn eşliğinde kaliteli içerik, maksimum 30 dakika
- 2-5 yaş: Günde 1 saat, tercihen eğitici programlar
- 6+ yaş: Tutarlı sınırlarla, dengeli kullanım
Kaliteli içerik seçmek, süreden daha önemli bence. Etkileşimli ve eğitici programlar öne çıkmalı.
Ekran kullanımıyla ilgili birkaç temel kural:
- Yemek saatlerinde ekranı kapalı tutmak
- Uyku saatinden en az bir saat önce ekranı bırakmak
- Fiziksel aktivitelerle denge sağlamak
- Ailece birlikte izleme zamanları yaratmak
03Sanal Otizmin Belirtileri
Sanal otizm belirtileri genellikle çocuklarda göz teması kurma zorluğu, dil gelişiminde gecikme ve davranışsal sorunlar şeklinde ortaya çıkıyor. Bu belirtiler çoğunlukla aşırı ekran maruziyetinden sonraki haftalarda kendini belli ediyor.
Göz Teması Eksikliği
Ekran bağımlısı çocuklar göz teması kurmakta epey zorlanıyorlar. Anne-babalarına bakmak yerine gözlerini ekrandan ayıramıyorlar.
Göz temasını başlatmak ya da sürdürmek onlar için neredeyse imkansız hale geliyor. Ekranla etkileşim kurmaya alışınca, gerçek insanlarla bağlantı kurmayı unutuyorlar.
Yüz ifadelerini okuma becerileri ciddi şekilde azalıyor. Sosyal ipuçlarını anlamakta geriliyorlar.
Normalde bir çocuk 6 aylıkken göz teması kurmaya başlar. Sanal otizmli çocuklarda bu beceri ya kayboluyor ya da hiç gelişmiyor.
Dil ve İletişim Gecikmeleri
Dil gelişimi ekran başında fazla zaman geçiren çocuklarda en çok sekteye uğrayan alan. Konuşma becerileri yaşıtlarına göre geride kalıyor.
Kelime hazineleri sınırlı kalıyor ve çoğunlukla ekolali davranışı gösteriyorlar. İzledikleri çizgi filmlerden duyduklarını sürekli tekrar ediyorlar.
Kendi düşüncelerini ifade etmekte epey zorlanıyorlar.
"Çocuklar işlevsel bir konuşma için birleşik dikkate ihtiyaç duyarlar."
Konuşmayı başlatmak ya da sürdürmekte zorlanıyorlar. Sen-ben gibi zamirleri doğru kullanamıyorlar.
Sorulara genellikle ezberden cümlelerle yanıt veriyorlar.
Davranışsal Sorunlar ve Öfke Nöbetleri
Sanal otizmli çocuklarda öfke nöbetleri sık sık yaşanıyor. Ekrandan uzaklaştırıldıklarında ciddi tepkiler veriyorlar.
Kontrol edilmesi zor davranışlar sergileyebiliyorlar. Rutinlerinde değişiklik olduğunda aşırı huzursuz oluyorlar.
Yeni durumlara uyum sağlamakta güçlük çekiyorlar. Tekrarlayan hareketler yapmak onlar için bir tür rahatlama yöntemi.
Temel davranışsal belirtiler:
- Aşırı hiperaktivite
- Dikkat dağınıklığı
- Agresif davranışlar
- Uyku düzeninde bozukluklar
Sosyal oyunlara katılmak istemiyorlar. Yaşıtlarıyla etkileşimden kaçınıyorlar.
Oyuncaklarla oynamak yerine elektronik cihazlara yöneliyorlar.
04Gelişim Üzerine Etkileri
Aşırı ekran maruziyeti, çocukların temel gelişim alanlarını doğrudan baltalıyor. Dil gelişimi yavaşlıyor, sosyal beceriler geriliyor ve yaratıcı düşünce kabiliyeti köreliyor.
Dil Gelişimi Sorunları
Ekran başında geçirilen süre çocukların dil gelişimini fena halde sekteye uğratıyor. Gerçek kişilerle etkileşim olmayınca kelime öğrenme de yavaşlıyor.
Araştırmalar gösteriyor ki:
- Ekran içerikleri tek yönlü iletişim sağlıyor
- Çocuk soramıyor, yanıt alamıyor
- Ses tonu ve mimik öğrenilmiyor
- Kelime dağarcığı gelişmiyor
İki yaş altındaki çocuklarda bu etkiler daha da net. Beyin, tam da bu dönemde dil merkezini geliştirmeye odaklanıyor.
Ekran kullanımı bu süreci sekteye uğratıyor. Dil terapistleri de konuşma gecikmesi yaşayan çocuk sayısında artış olduğunu söylüyor.
Sosyal ve Duygusal Gelişimde Gerilik
Sosyal beceriler yüz yüze etkileşimle gelişiyor. Ekran başında bu doğal süreç sekteye uğruyor.
Çocuklar göz teması kuramıyor. Arkadaşlık kurmakta güçlük çekiyorlar.
Duygusal gelişimde göze çarpan sorunlar:
Etkilenen Alan Sonuç Empati Başkalarının duygularını anlayamama Sabır Anında tatmin bekleme Öfke kontrolü Aşırı tepkiler verme Sosyal ipuçları Yüz ifadelerini okuyamama"Ekran maruziyeti karşısında sosyal ilişki kurmaz, çevresini deneyimleyemez ve çevresinde olup bitenlere şahit olamaz."
Paylaşmayı öğrenemiyorlar. Grup oyunlarına katılmak istemiyorlar.
Duygusal düzenleme becerileri de olumsuz etkileniyor. Hayal kırıklığı yaşadıklarında uygun tepki veremiyorlar.
Yetişkinlerden sürekli yardım bekliyorlar.
Hayal Gücünde Kısıtlanma
Ekran içerikleri çocuğa hazır görüntüler sunuyor. Bu da hayal gücü gelişimini kısıtlıyor.
Yaratıcı düşünce becerileri zayıflıyor.
Oyun davranışlarındaki değişiklikler:
- Serbest oyun oynamak istemiyor
- Oyuncaklarla kısa süre ilgileniyor
- Hikaye kurmakta zorlanıyor
- Yaratıcı etkinlikleri reddediyor
Ekran alışkanlığı olan çocuklar sürekli dışarıdan uyarı bekliyor. Sessiz ortamlarda kolayca sıkılıyorlar.
Kendi kendine oyun kurmakta başarısız oluyorlar.
Problem çözme becerileri de bundan nasibini alıyor. Zorlukla karşılaşınca hemen pes ediyorlar.
Alternatif çözümler aramıyorlar. Hayal gücünün gelişmesi için çocukların boş zamanları olmalı, ama ekran kullanımı bu boşluğu doldurup yaratıcılığı törpülüyor.
Beyin yeni bağlantılar kurmak yerine pasif kalıyor.
05Davranışsal Özellikler ve Rutinler
Sanal otizmli çocuklar, özellikle rutinler ve tekrarlayan davranış kalıpları konusunda belirgin özellikler gösteriyorlar. Bu davranışlar, çocuğun günlük yaşamını şekillendirirken değişikliklere karşı güçlü tepkiler ve öfke nöbetleri ile kendini belli ediyor.
Tekrarlayan Davranışlar
Bu çocuklar sık sık tekrarlayan davranışlar sergiliyorlar. Aynı kelime veya cümleleri defalarca tekrar edebiliyorlar.
"Çocuklar ekranda gördükleri film karakterlerinin söz ve hareketlerini tekrar etme konusunda zorluk çekebilir."
Yaygın tekrarlayan davranışlar:
- El çırpma veya sallanma
- Aynı oyuncakla sürekli oynama
- Belirli sesleri tekrar etme
- Ekolali - başkalarının sözlerini aynen tekrarlama
Çocuk, kendini sakinleştirmek için aynı aktiviteyi tekrar tekrar yapmak istiyor. Değişiklik olduğunda huzursuz hissediyor.
Rutinlere Aşırı Bağlılık
Sanal otizmli çocuklar günlük rutinlere fazlasıyla bağlı kalıyorlar. Bu bağlılık, çocuğun güvenlik ihtiyacından kaynaklanıyor.
Rutin bağlılığının belirtileri:
Davranış Tipi Örnek Durumlar Yemek Rutinleri Aynı saatte, aynı yerde, aynı tabakta yemek Uyku Rutinleri Belirli saat, belirli oyuncakla uyuma Oyun Rutinleri Aynı oyunu aynı sırada oynama Ekran Rutinleri Aynı program, aynı saatte izlemeRutin bozulunca çocuk büyük sıkıntı yaşıyor. Yeni durumlar onu korkutuyor.
Bu yüzden değişikliklere karşı direnç gösteriyor.
Duygusal Tepkiler ve Baş Etme Yöntemleri
Sanal otizmli çocukların duygusal tepkileri genellikle yoğun ve beklenmedik şekilde ortaya çıkıyor. Öfke nöbetleri bu çocuklarda sık rastlanan bir durum.
Ana duygusal tepkiler:
- Ani ve şiddetli ağlama
- Kontrol edilemeyen öfke patlamaları
- Geri çekilme ve kaçınma
- Aşırı heyecanlanma
Stresli durumlarla karşılaşınca saldırganlaşabiliyorlar. Bu tepkiler, iletişim zorluklarından kaynaklanıyor.
Baş etme yöntemleri genellikle tekrarlayan davranışları içeriyor. Çocuk, kendini sakinleştirmek için bildiği rutinlere dönüyor.
Ailelerin sabırlı yaklaşımı burada gerçekten önemli, kolay bir süreç değil.
06Önleme ve Müdahale Yöntemleri
Sanal otizmi önlemek ve müdahale etmek için ekran süresi kontrolü şart. Düzenli ebeveyn-çocuk etkileşimi, fiziksel oyunlar ve gerektiğinde uzman desteği almak da önemli.
Erken müdahale çocukların gelişimini epey destekleyebiliyor. Hemen harekete geçmek bazen düşündüğünüzden daha çok işe yarıyor.
Ekran Süresini Sınırlandırma
Her yaş grubuna göre ekran süresi sınırı koymak gerekiyor. Özellikle 0-2 yaş arası çocukların ekranla hiç tanışmaması en iyisi.
2-5 yaşındaki çocuklar günde maksimum 1 saat ekran başında kalabilir. Ama bu süreyi 15-20 dakikalık parçalara bölmek daha sağlıklı.
6 yaş ve üstü çocuklar için günlük ekran süresi:
Yaş Grubu Maksimum Süre Önerilen Kullanım 2-3 yaş 30 dakika Ebeveyn gözetiminde 4-5 yaş 1 saat Eğitici içerik 6+ yaş 2 saat Kontrollü kullanımYemek saatlerinde ve uykuya bir saat kala ekran tamamen yasak olmalı. Çocuğun odasında televizyon, tablet ya da telefon bulundurmayı hiç önermem.
Ebeveyn-Çocuk Etkileşimini Artırma
Kaliteli ebeveyn-çocuk etkileşimi dil ve sosyal becerileri geliştiriyor. Her gün en az 30 dakika boyunca kesintisiz oyun zamanı ayırmak şart.
Etkileşimli oyunlar neler olabilir?
- Konuşma oyunları ve şarkı söylemek
- Kitap okumak, hikaye anlatmak
- Göz temasıyla sohbet etmek
- Soru sorup cevabını beklemek
Çocuğun ilgi alanına uygun aktiviteler seçmek daha etkili. Ebeveynler de telefonlarını bir kenara bırakıp çocukla birebir vakit geçirmeli.
"Çocuklar gerçek nesnelerle oynayarak, dokunarak ve birilerine bakıp konuşarak sosyal etkileşim yoluyla öğrenirler."
Günlük rutinler oluşturmak çocuklara güven verir ve sosyal becerilerini destekler.
Gerçek Oyun ve Fiziksel Aktivitenin Önemi
Çocuklar dokunsal deneyimler ve hareketle büyüyor, bu da sağlıklı gelişim için gerekli. Günde en az 1 saat açık havada olmak bence çok önemli.
Önerilen fiziksel aktiviteler:
- Parkta oynamak, salıncağa binmek
- Topla oynamak, koşmak
- Bloklar ve legolarla bir şeyler inşa etmek
- Boyama, çizim yapmak
- Müzik eşliğinde dans etmek
Doğal oyuncaklar plastik ve teknolojik olanlara göre daha faydalı. Ahşap bloklar, kitaplar ve sanat malzemeleri çocukların yaratıcılığını besliyor.
Çocuklar başka çocuklarla oynama fırsatı da bulmalı. Sosyal oyunlar empati ve iletişim becerilerinin gelişmesine katkı sağlıyor.
Profesyonel Destek Alma Yöntemleri
Eğer ekran maruziyeti sonrası otizm benzeri belirtiler görüyorsanız, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmalısınız. Erken müdahale gerçekten fark yaratabiliyor.
Başvurulabilecek uzmanlar:
- Çocuk psikologları
- Çocuk psikiyatristleri
- Dil ve konuşma terapistleri
- Özel eğitim uzmanları
Tedavi sürecinde bireysel terapi, grup terapisi ve aile eğitimi yer alabiliyor. Aile terapileri de ebeveynlere yol gösteriyor.
Sanal otizm tedavisi bazen çevrimiçi platformlar üzerinden de gerçekleştirilebiliyor. Uzman rehberliğinde yapılan terapi seansları çocukların gelişimine katkı sağlıyor.
Tedavi sürecinde sabırlı olmak ve rutinler oluşturmak gerekiyor. Çocuğun gelişimini yakından izleyip gerektiğinde tedavi planını güncellemek önemli.
07Sık Sorulan Sorular
Sanal otizmle ilgili en çok sorulanlar genellikle belirtiler, ekran kullanımının etkisi ve tedavi yolları etrafında dönüyor. Doğru bilgiye ulaşmak, özellikle koruma yöntemleri ve tanı süreçlerinde aileler için büyük önem taşıyor.
Sanal otizmle ilgili en yaygın belirtiler nelerdir?
Sanal otizmde en çok sosyal etkileşim zorlukları göze çarpıyor. Çocuk bazen göz teması kurmakta zorlanıyor ya da iletişime pek yanaşmıyor.
Dil gelişimi gecikmeleri de sık karşılaşılan bir işaret. Çocuklar kelime dağarcığını geliştiremiyor ya da ekolali dediğimiz tekrarlayıcı konuşma kalıplarına takılabiliyor.
Davranışsal değişiklikler de belirgin:
- Aynı aktiviteleri sürekli tekrar etme
- Rutinlere aşırı bağlılık
- Çevredeki değişikliklere fazla tepki
- Oyun becerilerinde gecikme
Çocuklarda ekran süresi ve sanal otizm arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır?
Araştırmalar, günde 4-5 saatten fazla ekran maruziyetinin çocuklarda otizm benzeri belirtileri tetikleyebildiğini ortaya koyuyor. 2 yaş altındaki çocukları tamamen ekrandan uzak tutmak en doğrusu.
2-5 yaş grubu için günlük ekran süresi en fazla 1-2 saat olmalı. Bu yaşlarda fazla ekran kullanımı, beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.
"Ekran karşısında geçirilen her bir fazla saat, ciddi derecede zekâ geriliği ve otizme bir adım daha yaklaşmak demek olabilir."
6 yaş ve sonrası için ekran kullanımı kontrollü olmalı. Özellikle yemek saatlerinde ekranları kapalı tutmak önemli bir koruyucu adım.
Sanal otizm tanısı nasıl konulur ve hangi uzmanlar tarafından değerlendirilir?
Sanal otizm tanısını genellikle çocuk psikiyatristi veya gelişimsel pediatrist koyuyor. Uzmanlar çocuğun gelişim geçmişini ve ekran süresini detaylıca inceliyor.
Tanı süreci şöyle ilerliyor:
- Aileyle ayrıntılı görüşme
- Çocuğun davranışlarının gözlenmesi
- Gelişimsel testler yapılması
- Ekran kullanım alışkanlıklarının analizi
Klasik otizm ile sanal otizm arasındaki farkı iyi anlamak gerekiyor. Sanal otizmde biyolojik bir bozukluk olmuyor; sorun çevresel faktörlerden kaynaklanan gelişimsel gecikmeler.
Sanal otizmin uzun vadeli etkileri nelerdir ve nasıl yönetilebilir?
Sanal otizmin uzun vadeli etkileri, erken müdahale edilmezse sosyal beceri gelişiminde kalıcı gecikmelere yol açabiliyor. Arkadaşlık ilişkileri kurmakta güçlük yaşayan çocuklar olabiliyor.
Akademik başarıda düşüş de sık rastlanan bir durum. Dikkat eksikliği ve konsantrasyon sorunları okulda kendini gösterebiliyor.
Yönetim stratejileri şöyle bir tabloyla özetlenebilir:
Yaş Grubu Önerilen Ekran Süresi Özel Dikkat Edilecek Noktalar 0-2 yaş Hiç Tamamen uzak tutulmalı 2-5 yaş 1-2 saat/gün Eğitici içerikler tercih edilmeli 6+ yaş Kontrollü kullanım Sosyal aktivitelerle dengelenmeliEkran maruziyeti sonrasında sanal otizmden nasıl korunabiliriz?
Korunmak için önce çevresel düzenlemeler yapmak gerekiyor. Evde bazı alanları ekransız bölge olarak belirleyin ve çocukların burada daha fazla vakit geçirmesini sağlayın.
Doğal oyun aktiviteleri artırılmalı. Çocuklar gerçek nesnelerle oynayarak, dokunarak ve keşfederek sağlıklı gelişim gösteriyor.
Aile içi etkileşimi güçlendirmek de önemli:
- Birlikte yemek yemek
- Hikaye okumak
- Açık havada zaman geçirmek
- Müzik ve sanat etkinlikleriyle ilgilenmek
Sanal otizm
Sanal otizm kavramı son yıllarda daha fazla gündeme gelmeye başladı. Özellikle dijital ekranların hayatımızdaki yeri arttıkça, bu terimi duymayan neredeyse kalmadı.
Birçok aile, çocuklarının ekran başında geçirdiği süreden endişe ediyor. Hatta bazı uzmanlar, küçük yaşta ekrana maruz kalmanın sosyal gelişimi olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.
Siz de bu konuda kafası karışık olanlardan mısınız? Açıkçası, benzer kaygıları paylaşan çok insan var.
Çocuklar, gerçek dünya deneyimlerinden uzak kaldıklarında, sosyal ve duygusal becerilerde gerileme yaşayabiliyor. Bu durum, otizme benzer belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.
Tabii ki, her ekran başında vakit geçiren çocukta böyle bir risk yok. Ama yine de, sınır koymakta fayda var gibi geliyor bana.
Renkli Yetenek Anaokulları'nda 6 yıldır görev yapıyor. Erken çocukluk gelişimi ve aile danışmanlığı alanlarında uzmanlaşmış.