Vurma ve Isırma Gibi Agresif Davranışlara Kesin Çözümler: Etkili Yöntemler ve Uygulamalar

Birçok ebeveyn, çocuklarının vurma ve ısırma davranışlarıyla karşılaştığında ne yapacağını bilemiyor. Özellikle 2 yaş civarında başlayan bu agresif davranışlar, çocukların…

RY
Renkli Yetenek
Editör
8 Ağustos 2026 12 dk okuma

Birçok ebeveyn, çocuklarının vurma ve ısırma davranışlarıyla karşılaştığında ne yapacağını bilemiyor. Özellikle 2 yaş civarında başlayan bu agresif davranışlar, çocukların duygularını ifade edememesi, dikkat çekme isteği ya da öfke patlamalarıyla ortaya çıkıyor.

İki çocuk arasında agresif davranışları sakinleştiren bir yetişkinin bulunduğu, huzurlu ve olumlu bir etkileşim sahnesi.

Doğru müdahale ve tutarlı yaklaşımla bu davranışları kontrol altına almak mümkün. Ama yanlış tepkiler, özellikle de ebeveynin sakin kalamaması ya da fiziksel ceza uygulaması, işin içinden çıkılmaz bir hale getirebiliyor.

Bu yazıda, vurma ve ısırma gibi agresif davranışların ardındaki nedenlere, tetikleyici durumlara ve işe yarayan çözüm yollarına değineceğim. Yaşa göre değişen teknikler ve pratik önerilerle, uzman desteğine ne zaman ihtiyaç duyulduğuna dair birkaç bilimsel not da olacak.

01Vurma ve Isırma Davranışlarının Tanımı ve Önemi

Vurma ve ısırma, çocuklarda sıkça rastlanan ve gelişimin bir parçası olan davranışlar. Özellikle 2-4 yaş arasında bu tür davranışlar daha fazla ortaya çıkıyor.

Çocuklar, duygularını ifade etmekte zorlandıklarında ya da engellendiklerinde bu tür tepkiler verebiliyor.

Agresif Davranışların Temel Özellikleri

Agresif davranışlar, çocukların duygusal gelişimi sırasında doğal olarak ortaya çıkıyor. Kimi zaman zarar verme amacı var gibi gözükse de, çoğu zaman çocuklar sadece iletişim kurmaya çalışıyor.

Temel özellikler şöyle:

  • Duygularını anlatmak için fiziksel yolları seçmeleri
  • Öfke, hayal kırıklığı ya da engellenme anlarında ortaya çıkmaları

Çocuklar, henüz konuşarak anlatamadıkları için ellerini ve bedenlerini kullanıyorlar. Özellikle duygularını sözel olarak ifade edemeyen minikler, bu yolu seçiyor.

Bu davranışlar genellikle geçici oluyor.

Vurma Davranışı: Tanım ve Yaygınlık

Vurma, çocukların el, ayak ya da başka bir vücut parçasıyla bir başkasına temas etmesi. En çok 18 ay ile 4 yaş arasında görülüyor.

Vurma davranışının başlıca nedenleri:

  • Duygularını anlatamamak
  • Dikkat çekmek istemek
  • Sınırları test etmek
  • Taklit ederek öğrenmek

Araştırmalar, özellikle 2-3 yaşındaki çocukların neredeyse %85’inin bir dönem vurduğunu söylüyor. Bu, gelişimin oldukça normal bir parçası.

Çocuklar genellikle en yakın oldukları kişilere vuruyor. Çünkü güvenli ortamda duygularını daha rahat dışa vurabiliyorlar.

Isırma Davranışı: Tanım ve Görülme Sıklığı

Isırma, çocuğun dişleriyle bir başkasına zarar vermeye çalışması ya da temas kurması. Özellikle 12-36 ay arası çocuklarda, bu davranış oldukça sık rastlanıyor.

"Bebeklerde ısırma davranışı, duyguları sözle ifade edememenin doğal sonucu."

Isırmanın başlıca sebepleri:

  • Diş çıkarma döneminin rahatsızlıkları
  • İletişim kurma arzusu
  • Öfke ya da hayal kırıklığını dışa vurmak
  • Savunma ihtiyacı hissetmek

Özellikle kreş ve anaokulunda, grup içindeki rekabet ve sosyal etkileşimler ısırmayı tetikleyebiliyor.

Isırma, vurma davranışından daha erken başlıyor ve çoğu çocukta 3 yaşından sonra kendiliğinden kayboluyor.

02Agresif Davranışların Nedenleri

Çocuklarda vurma ve ısırma gibi davranışlar, çoğunlukla gelişimin doğal bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Ama tabii aile ortamı, çevre ve çocuğun duygusal gelişimi gibi birçok etken de işin içinde.

Yaşa Bağlı Gelişimsel Etmenler

Küçük çocuklarda agresif davranışlar, aslında gelişimlerinin bir parçası. 18 ay ile 4 yaş arasında, dil becerileri tam oturmadığı için çocuklar duygularını fiziksel yollarla gösteriyor.

Bu yaşlarda empati gelişmemiş oluyor. Yani başkasının ne hissettiğini anlamakta zorlanıyorlar ve davranışlarının sonucunu pek kestiremiyorlar.

Dürtü kontrolü de henüz gelişmemiş. İstediklerini alamayınca kolayca sinirlenip vurabiliyor ya da ısırabiliyorlar.

Bağımsızlık isteği arttıkça, kızgınlık ve hayal kırıklığı gibi duygular da daha çok ortaya çıkıyor. Sözel ifade henüz gelişmediği için, bu duygular fiziksel olarak dışarı çıkıyor.

Aile ve Çevresel Faktörler

Ebeveynlerin davranışları, çocukların agresifliğinde ciddi rol oynuyor. Çocuk, ailede şiddet görüyorsa ya da duyuyorsa, bunu normal sanıp aynısını yapıyor.

Tutarsız disiplin, çocuğun kafasını karıştırıyor. Bazen hoşgörüyle karşılanan, bazen cezalandırılan davranışlar sınırları öğrenmeyi zorlaştırıyor.

Aşırı koruyucu veya ihmalkar ebeveynlik de agresif davranışları tetikleyebiliyor. Ya hiç sınır görmüyor ya da sürekli kısıtlanıyor; ikisi de pek iyi sonuç vermiyor.

Evdeki gerginlik, maddi sıkıntılar, kardeş kıskançlığı ya da okul değişikliği gibi stresli durumlar da agresifliği artırabiliyor.

Medya ve televizyondaki şiddet içerikleri de çocuklarda agresif davranışları pekiştiriyor. Bunu kim inkar edebilir ki?

Duygusal ve Psikolojik Nedenler

Çocukta duygusal düzensizlik varsa, agresif davranışlar daha sık ortaya çıkıyor. Duygularını yönetemeyen çocuklar, çoğu zaman fiziksel tepkiler veriyor.

Dikkat eksikliği olan çocuklar, hayal kırıklığı yaşadıklarında agresifleşebiliyor. Odaklanamamak, sinirlilik ve öfke patlamalarıyla sonuçlanabiliyor.

Korkular ya da endişeler de saldırgan davranışları tetikliyor. Güvende hissetmeyen çocuk, kendini savunmak için agresifleşebiliyor.

Geçmişte yaşanan travmalar, çocuğun davranışlarını etkiliyor. Fiziksel ya da duygusal travma yaşayan çocuklarda agresiflik daha çok görülüyor.

"Çocukların agresif davranışları, çoğu zaman içsel çatışmaların ve karşılanmayan ihtiyaçların dışa vurumu."

Sosyal beceri eksikliği de burada önemli. Arkadaşlarıyla sağlıklı iletişim kuramayan çocuklar, fiziksel yolları seçebiliyor.

03Vurma ve Isırma Davranışını Tetikleyen Durumlar

Çocukların vurma ve ısırma davranışlarına yol açan durumlar ve bu agresif davranışları önlemek için yetişkinlerin ve çocukların olumlu müdahalelerde bulunduğu sahneler.

Çocuklarda vurma ve ısırma davranışları genellikle belli başlı durumlarla tetikleniyor. İletişim zorluğu, duygusal stres ve çevre koşulları, bu davranışların arkasındaki başlıca nedenler arasında.

İletişim Eksikliği ve Kendi Alanı Savunma Eğilimi

Çocuklar duygularını kelimelerle anlatmakta zorlandığında, genellikle fiziksel davranışlara yönelirler. Özellikle 2 yaş civarında bu tür davranışlar çok sık görülüyor.

Temel tetikleyiciler şunlar:

  • Oyuncak paylaşma zorunluluğu

  • Kişisel alanına müdahale edilmesi

  • Anlaşılmama hissi

  • Dil gelişiminin yetersiz olması

Çocuk, “Ben de istiyorum” ya da “Beni rahat bırak” diyemediği zaman vurma veya ısırma gibi davranışlara başvurabiliyor. Onlar için bu, bir iletişim yolu.

Çocuklar oyun alanlarında, kardeşleriyle ya da yeni ortamlarda bu davranışları daha sık sergiler. Kendini koruma içgüdüsü burada devreye giriyor.

Vurma ve ısırma, özellikle 2 yaş civarında sıkça karşımıza çıkıyor. Gelişimsel olarak da oldukça normal bir süreç bu.

Stres, Yorgunluk ve Kötü Günler

Çocuklar da zaman zaman zor günler geçiriyor ve bu, saldırgan davranışlarını tetikliyor. Duygusal düzenleme becerileri henüz tam oturmadığı için tepkileri daha fiziksel olabiliyor.

Stres kaynakları:

  • Uyku eksikliği

  • Açlık hissi

  • Rutin değişiklikleri

  • Yeni ortamlar

  • Aile içi gerilimler

Yorgun bir çocuk kolayca öfkelenebiliyor ve kontrolü kaybedebiliyor. Öğün saatlerinin atlanması da benzer tepkilere yol açabiliyor.

Çevresel faktörler ve aile içindeki dinamikler çocuğun davranışlarını doğrudan etkiler. Anne babanın tartışması, taşınma ya da kreşe başlama gibi değişiklikler çocukta stres yaratır.

Çocuklar, stresli durumlarda genellikle bildikleri davranış kalıplarına dönerler. Vurma ve ısırma da bu kalıpların başında geliyor.

Model Alma ve Taklit

Çocuklar çevrelerinde gördükleri davranışları taklit ederek öğreniyor. Saldırgan davranışlar da bu şekilde yaygınlaşıyor.

Model alma kaynakları:

Kaynak Etki Düzeyi Örnekler Aile Yüksek Kardeş kavgaları, ebeveyn tepkileri Medya Orta Çizgi filmler, videolar Sosyal Çevre Yüksek Kreş, park, komşular

Çocuk ailesinde şiddetli tartışmalar gördüğünde, benzer tepkiler gösterebiliyor. Televizyonda izlediği karakterlerin hareketlerini taklit etmekten de geri kalmıyor.

“Çocuklarınıza örnek olun” sözü burada gerçekten anlam kazanıyor. Ebeveynler sakin kaldıkça, çocuklar da sakinleşmeyi öğreniyor.

Yaşıtlarından da etkileniyorlar. Kreşte oyuncak almak için vuran bir çocuğu gören diğer çocuk, aynı yolu denemek isteyebiliyor.

04Kesin Çözümler ve Etkili Müdahale Yöntemleri

Agresif davranışlara karşı etkili müdahale, hızlıca duruma el koymak ve olumlu davranışları öne çıkarmakla mümkün oluyor. Çocuklara alternatif ifade yolları öğretmek ve pozitif disiplin uygulamak, uzun vadede işe yarıyor.

Vurma Davranışını Anında Durdurmak

Vurma davranışını fark ettiğinizde hemen müdahale etmek şart. Davranışın tekrarını beklememek önemli bir ayrıntı.

İlk müdahale adımları:

  • Çocuğu sakin ama kararlı bir sesle uyarın

  • Fiziksel zarar verme ihtimalini ortadan kaldırın

  • Davranışı durdurmak için çocuğu ortamdan uzaklaştırın

“Vurma kabul edilemez bir davranıştır” mesajını net şekilde vermek gerekiyor.

Çocuk kalabalık bir ortamda agresifleşirse, hemen ortamdan uzaklaştırmak en sağlıklısı. Böylece hem çocuğu hem çevresindekileri korumuş oluyorsunuz.

Müdahale sırasında kendi öfkenizi kontrol altında tutmak önemli. Çocuk, ebeveyninin sakinliğini izleyerek kendini kontrol etmeyi öğreniyor.

Olumlu Davranışları Pekiştirmek

Sadece olumsuz davranışlara değil, olumlu tutumlara da odaklanmak gerekiyor. Çocuğun doğru davranışlarını ödüllendirmek, tekrarını teşvik ediyor.

Ödüllendirme örnekleri:

Durum Olumlu Davranış Ödüllendirme Yöntemi Oyun parkı Sıra bekleme “Çok güzel bekledin” övgüsü Oyuncak paylaşımı İzin isteme Ekstra oyun süresi Arkadaşlık Yardım etme Fiziksel sevgi gösterisi

Çocuk istediğini düzgünce ifade ettiğinde, mutlaka takdir edin. Övgüleriniz açık ve spesifik olursa çok daha etkili olur.

Pozitif pekiştirme yaparken tutarlılık şart. Her olumlu davranışı fark edip ödüllendirdiğinizde, çocuk doğruyu daha kolay benimser.

Alternatif İfade Yöntemleri Öğretmek

Çocuklara duygularını farklı şekillerde ifade etmeyi öğretmek gerekiyor. Vurma davranışı çoğunlukla kendini ifade edememekten kaynaklanıyor.

Duygu ifade teknikleri:

  • Kelime öğretimi: “Kızgınım”, “Üzgünüm”, “Yardıma ihtiyacım var”

  • Beden dili: İşaret etmek, el sallamak gibi küçük hareketler

  • Nefes egzersizleri: Sakinleşmek için derin nefes almak

  • Oyun terapisi: Duygularını oyuncaklarla ifade etmeyi denemek

“Sinirlenmek normaldir ama bunu vurarak göstermek doğru değil” mesajını vermek önemli.

Yeni yöntemleri öğretirken sabırlı olmak gerekiyor. Çocukların yeni becerileri kazanması zaman alıyor, aceleye gerek yok.

Ebeveynler, çocuğun gergin anlarını birlikte analiz edebilir. Böylece çocuk duygularını ifade etme fırsatı bulur.

Pozitif Disiplin ve Sağlıklı Sınır Koyma

Pozitif disiplin, sevgiyle sınır koymayı içeriyor. Bu yaklaşım, çocuğun öz saygısını korurken davranışlarını da yönlendiriyor.

Sağlıklı sınır koyma prensipleri:

  1. Tutarlı kurallar: Her zaman aynı davranışa aynı tepkiyi verin

  2. Net beklentiler: Kabul edilebilir davranışları açıkça belirtin

  3. Mantıklı sonuçlar: Yaptırımlar davranışla bağlantılı olmalı

  4. Sabır ve empati: Çocuğun gelişim düzeyini dikkate alın

Fiziksel ceza kesinlikle kullanılmamalı. Bu tür yaklaşımlar agresif davranışları daha da artırabiliyor.

Yaşa uygun beklentiler belirlemek de önemli. Özellikle iki yaş altı çocuklarda empati gelişmemiş olabilir.

Zaman aşımı tekniğini uygularken, çocuğun yaşını dikkate almakta fayda var.

05Aileler İçin Pratik Uygulama Stratejileri

Ebeveynlerin tutarlı ve duygusal anlamda örnek olması, çocuklarda agresif davranışları azaltmanın temel yollarından biri. Sosyal becerileri gelişen çocuklar, arkadaşlarıyla daha sağlıklı ilişkiler kuruyor ve vurma-ısırma davranışlarını zamanla bırakıyor.

Tutarlı ve Sakin Ebeveyn Tutumu

Ebeveynler sakin kalabildiğinde, çocuğun agresif davranışlarını kontrol altına almak daha kolay oluyor. Çocuğa bağırmak ya da vurmak, işleri sadece zorlaştırıyor.

Tutarlı sınırlar koymak, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlıyor. Aynı davranışa her zaman aynı tepkiyi vermek önemli.

Etkili yaklaşım stratejileri:

  • “Bu davranış kabul edilemez” gibi net ifadeler kullanın

  • Fiziksel müdahale yerine sakin bir ses tonu tercih edin

  • Çocuğu güvenli bir alana yönlendirin

“Çocuklar her an çevresini gözlemler” diyerek abartmak istemem ama ebeveynlerin sakinliği gerçekten davranışları şekillendiriyor.

Olası sonuçları önceden açıklamak, çocuğun davranışlarını tahmin etmesine yardımcı oluyor. Bu, hem önleyici hem de eğitici bir yaklaşım.

Duygusal Regülasyon ve Model Olma

Çocuklar, duygularını anlatamadıklarında vurma ve ısırmaya başvurabiliyorlar. Ebeveynler burada alternatif yolları göstermeli.

Duygusal düzenleme teknikleri:

  • Nefes alma egzersizleri öğretin

  • Öfke anında sayma yöntemini kullanın

  • Duyguları kelimelerle ifade etmeyi teşvik edin

Duygu Çocuğun Tepkisi Alternatif Çözüm Öfke Vurma “Kızgınım” demeyi öğretmek Hayal kırıklığı Isırma Sakin bir köşede dinlenmek Yorgunluk Atma Uyku rutinini düzenlemek

Regülasyon egzersizleri ve coşkulu, patırtılı oyunlar çocuğun enerjisini olumlu alanlara taşıyor. Bunlar agresif davranışları azaltmak için epey işe yarıyor.

Akranlarla Sosyal İlişkilerin Geliştirilmesi

Sosyal becerileri gelişen çocuklar, arkadaşlarıyla yaşadıkları çatışmaları daha sağlıklı yollarla çözebiliyor. İlişkisel oyunlar bu becerileri desteklemenin en etkili yollarından biri bence.

Sosyal beceri geliştirme yöntemleri:

  • Paylaşma oyunları organize etmek
  • Sıra beklemeyi öğreten aktiviteler
  • "Lütfen" ve "teşekkürler" gibi nezaket sözcüklerini gündelik hayatta kullanmak

Çocuğu arkadaşlarıyla oynarken izlemek gerçekten önemli. Agresif davranış başlamadan önce müdahale etmek, genellikle daha iyi sonuçlar getiriyor.

Kontrollü oyun ortamları yaratmak çocuğun sosyal deneyimlerini artırıyor:

  • Az sayıda çocukla başlamak
  • Kısa süreli oyun seansları planlamak
  • Yetişkin gözetiminde sosyal etkileşimleri desteklemek

06Uzman Desteği Gerektiren Durumlar

Çocuklarda vurma ve ısırma davranışları ciddi boyutlara ulaştığında profesyonel destek gerekiyor. Bazı durumlarda aile ve öğretmenler tek başına baş edemeyebiliyor.

Sık Tekrarlayan Şiddetli Davranışlar

Günde birden fazla kez ortaya çıkan agresif davranışlar hemen uzman değerlendirmesi gerektiriyor. Böyle durumlarda çocuk kendine ya da başkalarına zarar verebilir.

Acil müdahale gerektiren belirtiler:

  • Günde 3-5 kez vurma veya ısırma
  • Diğer çocukları yaralayacak şiddette saldırılar
  • Kendine zarar verme davranışları
  • Öğretmen ya da ebeveyn müdahalelerine karşı aşırı şiddetli tepkiler

Duyusal işleme bozukluğu olan çocuklar özellikle yoğun propriyoseptif ihtiyaçlar duyabiliyor. Hareket ihtiyacı karşılanmadığında, bu çocuklar arkadaşlarına vurma veya ısırma davranışları gösterebiliyor.

Aileler günlük davranış takibi yapmalı. Hangi durumların agresyonu artırdığını not almakta fayda var.

Davranış Bozukluğu Şüphesi ve Yönlendirme

Davranış problemlerinin nedenini anlamak için kapsamlı değerlendirme şart. Çocuk psikologu, pediatrik ergoterapist ya da çocuk psikiyatristi bu süreçte yol gösterebilir.

Uzman değerlendirmesi gereken durumlar:

Davranış Türü Sıklık Müdahale Türü Şiddetli ısırma Günlük Acil psikolojik destek Sürekli vurma Haftalık Davranış terapisi Öfke nöbetleri Günlük Çocuk psikiyatristi

Ergoterapistler çocuğun duyusal ihtiyaçlarını gözden geçirir. Özellikle okul öncesi dönemde, çocukların duyusal işleme becerileri henüz gelişmemiş oluyor ve profesyonel rehberlik burada çok kritik.

"Duyusal işleme bozukluğu ile kötü davranış arasındaki farkı belirlemek için her olayı incelemek gerekir."

Aileler çocuklarının davranışlarını tetikleyen olayları kaydetmeli. Bu bilgiler uzmanın doğru tanı koymasına yardımcı olur.

07Sıkça Sorulan Sorular

Ebeveynler çocuklarında vurma ve ısırma davranışları gördüğünde doğal olarak birçok soru soruyor. Bu davranışların kaynağı genellikle duygusal ifade eksikliği ve gelişimsel süreçlerle bağlantılı.

Çocuklar neden vurur veya ısırır?

Çocuklar vurma ve ısırma davranışlarını çoğunlukla duygularını ifade edemedikleri için gösteriyor. Öfke, hayal kırıklığı, açlık ya da yorgunluk gibi duyguları sözle anlatamayınca, fiziksel tepkilerle dışa vuruyorlar.

2-5 yaş arası çocuklarda bu davranışlar gayet sık görülüyor. Henüz sosyal becerileri tam gelişmediği için bu yaş grubunda normal sayılabiliyor.

Çocuklar bazen dikkat çekmek ya da istediklerini almak için de vurabiliyor veya ısırabiliyor. Aslında bunlar, belli bir noktada iletişim kurma yöntemi haline gelebiliyor.

Agresif davranış kontrolü için hangi yöntemler önerilmektedir?

Çocuğun agresif davranışını kontrol altına almak istiyorsanız, önce sakin kalmak gerekiyor. Bağırmak ya da geri vurmak, işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir.

Çocuğa duygularını tanıma ve ifade etme yolları öğretilmeli. "Kızgın hissediyorsun" gibi cümlelerle duyguları adlandırmak işe yarıyor.

Alternatif davranışlar öğretmek önemli. Mesela çocuk öfkelendiğinde nefes egzersizi yapabilir ya da oyuncağını sıkabilir.

"Çocuğunuzun duygularını anlayın ve onlara uygun tepki vermeyi öğretin."

Isırma problemini önlemek adına evde neler yapılabilir?

Evde ısırma davranışını önlemek için çocuğun ısırdığı anları gözlemlemek gerekiyor. Hangi koşulların bu davranışı tetiklediğini bulmak önemli.

Çocuğun rutin ihtiyaçlarını düzenli karşılamak şart. Açlık ve yorgunluk, ısırma davranışını artırabiliyor.

Evde pozitif bir ortam yaratmakta fayda var. Çocukla kaliteli zaman geçirmek ve sevgiyi göstermek, agresif davranışları azaltıyor.

Ağızda kullanabileceği güvenli nesneler sunabilirsiniz. Diş çıkarma dönemindeyse diş kaşıyıcılar epey işe yarıyor.

Vurma davranışı gösteren çocuğa nasıl sınırlar konulmalı?

Vurma davranışına hemen müdahale etmek gerekiyor. Çocuğa bu davranışın kabul edilemez olduğunu açıkça söylemek önemli.

Net ve tutarlı kurallar koymak şart. Her vurma davranışında aynı tepkiyi göstermek, çocuğun sınırları anlamasını kolaylaştırıyor.

Fiziksel müdahale yerine, çocuğu güvenli bir alana almak ve sakinleşmesi için ona zaman tanımak daha sağlıklı.

Olumlu davranışları ödüllendirmek de unutulmamalı. Çocuk sakin kaldığında ya da doğru davrandığında takdir etmek, davranışın yerleşmesini hızlandırıyor.

Agresif davranışların altında yatan sebepler neler olabilir?

Agresif davranışların altında genellikle duygusal gelişim eksikliği yatıyor. Çocuk henüz duygularını kontrol etmeyi öğrenmemiş olabilir, bu çok normal.

Model alma da işin içinde. Çevresinde saldırgan davranışlar gören çocuk, bunları taklit edebiliyor.

Stres ve kaygı da agresif davranışları tetikleyebiliyor. Ev değişikliği, kardeşin doğumu ya da aile içi sorunlar etkili olabiliyor.

Bazen de tıbbi nedenler devreye giriyor. Gelişimsel gecikmeler ya da nörolojik bazı durumlar, agresifliği artırabilir.

Çocuklarda agresif tutumların uzun vadede etkileri nelerdir?

Erken müdahale edilmeyen agresif davranışlar, çocukluk ilerledikçe devam edebiliyor. Bu da sosyal ilişkilerde birtakım sorunlara yol açıyor.

Çocuk okul döneminde arkadaşlık kurmakta zorlanabiliyor. Öğretmenler ve akranları, onu zaman zaman dışlayabiliyor.

Akademik başarı da bundan nasibini alıyor. Agresif çocuklar, sınıfta odaklanmakta ciddi güçlükler yaşayabiliyor.

Uzun vadede özgüven problemleri ortaya çıkabiliyor. Sürekli eleştirilen çocuklar, kendilerini kötü hissedebiliyorlar.

RY
Renkli Yetenek
Editör

Renkli Yetenek Anaokulları'nda 6 yıldır görev yapıyor. Erken çocukluk gelişimi ve aile danışmanlığı alanlarında uzmanlaşmış.