Çocukluk çağı depresyonu, çoğu ebeveyn ve bakım verici tarafından kolayca gözden kaçıyor. Çoğu zaman "geçici bir üzüntü" deyip geçiyoruz ama aslında bu ciddi bir ruh sağlığı sorunu.
Çocukların yaklaşık %5'i bu durumdan etkileniyor. Yetişkinlere kıyasla depresyon, çocuklarda bambaşka belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
Genelde sinirlilik, okulda performans düşüşü ya da sosyal geri çekilme gibi işaretler göze çarpıyor.

Eğer çocukluk çağı depresyonunu tedavi etmezsek, intihar düşüncelerine kadar varabilen ciddi sonuçlarla karşılaşabiliriz. Çocuğun gelişimi uzun vadede sekteye uğrayabilir; okul başarısı, sosyal ilişkiler ve genel yaşam kalitesi tehlikeye girer.
Çocuklar duygularını anlatmakta gerçekten zorlanıyor. Bu yüzden çoğu işaret yanlış anlaşılıyor ya da gözden kaçıyor.
Bu yazıda çocukluk çağı depresyonunun ne olduğunu, depresyon ile intihar düşüncesi arasındaki bağlantıyı, belirtileri nasıl tanıyabileceğimizi ve etkili tedavi yöntemlerini konuşacağım. Erken müdahale ve doğru yaklaşım, çocukların sağlıklı gelişimini destekleme şansımızı artırıyor.
01Çocukluk Çağı Depresyonunun Temelleri
Çocukluk çağı depresyonu, yetişkin depresyonundan farklı belirtilerle karşımıza çıkıyor. Çocukların duygusal gelişimi ve sosyal hayatı bu hastalıktan ciddi şekilde etkilenebiliyor.
Çocuklarda Depresyonun Tanımı
Çocukluk çağı depresyonu, çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyen bir duygudurum bozukluğu. Uzun süren üzüntü, öfke patlamaları ya da aktivitelerde ilgisizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor.
Depresyon, aslında her yaşta ortaya çıkabiliyor. Araştırmalar, hatta bebeklerde bile depresyonun görülebildiğini söylüyor.
Burada bahsettiğimiz depresyon, çocuğun zaman zaman üzgün ya da durgun olmasından çok farklı. Normal üzüntü geçici olurken, depresyon uzun süreli ve işlevselliği bozuyor.
Çocukların duygu, düşünce ve davranışları bu süreçte ciddi şekilde değişiyor. Umutsuzluk ve değersizlik hissiyle günlük aktiviteler bile zorlaşıyor.
Çocuk ve Yetişkin Depresyonu Arasındaki Farklar
Çocuklar, depresif belirtileri çoğu zaman davranışlarıyla gösteriyor. Duygularını kelimelere dökmekte zorlanıyorlar; bu da işleri karmaşıklaştırıyor.
Fiziksel şikayetler çocuk depresyonunda çok sık görülüyor. Yorgunluk, karın ağrısı, baş ağrısı gibi şeylerden yakınabiliyorlar.
Çocuk Depresyonu Yetişkin Depresyonu Sinirlilik ve öfke patlamaları Çoğunlukla hüzün ağırlıklı Fiziksel ağrılar (karın, baş) Daha az somatik şikayet Okul başarısında düşme İş performansında azalma Oyun oynama isteksizliği Sosyal etkinliklerden kaçınmaİştah değişiklikleri ve uyku bozuklukları iki grupta da görülüyor. Ama çocuklarda bu değişiklikler bir anda ve daha belirgin şekilde ortaya çıkabiliyor.
Görülme Sıklığı ve Risk Grupları
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bazı araştırmalar ilginç veriler sunuyor. Farklı yaş gruplarında depresyon oranları şöyle:
- Bebekler: %1'i Majör Depresif Bozukluk tanısı alıyor
- Okul öncesi çocuklar: %4'ünde depresyon tespit ediliyor
- Okul çağı çocuklar: %5'i depresyon yaşıyor
- Ergenler: %11'i majör depresyon tanısı alıyor
İntihar, 10-24 yaş arası çocuklarda en sık ikinci ölüm nedeni. Erken tanı ve tedavi, bazen hayat kurtarıcı olabiliyor.
Risk faktörleri arasında şunlar var:
- Ailede depresyon öyküsü
- Travmatik yaşam olayları
- Kronik hastalıklar
- Sosyal destek eksikliği
"Çocuğunuzun gerekli terapötik müdahaleleri almasına yardımcı olabilmeniz için çocukluk çağı depresyonunun risk faktörlerini ve semptomlarını iyi anlamanız gerekir."
02Depresyon ve İntihar Düşüncesi Arasındaki Bağlantı
Çocukluk çağı depresyonu, intihar düşüncelerinin ortaya çıkmasında başlıca risk faktörlerinden biri. Depresif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin bir kısmı intihar düşünceleriyle mücadele ediyor; bazıları ise ne yazık ki girişimde bulunuyor.
Çocuklarda İntihar Düşüncelerinin Temel Nedenleri
Duygusal ve psikolojik faktörler çocuklarda intihar düşüncelerinin başlıca tetikleyicileri. Yüksek düzeyde depresyon ve sürekli kaygı, bu düşüncelerin temelini oluşturuyor.
Umutsuzluk duygusu çocukların geleceğe dair karamsar bir bakış açısı geliştirmesine neden oluyor. Çoğu zaman sorunların çözülemeyeceğine inanıyorlar.
Sosyal destek eksikliği burada bayağı etkili:
- Arkadaş desteğinin olmaması
- Aileyle iletişimde kopukluk
- Okuldaki yalnızlık
Düşük benlik saygısı, çocukların kendilerini değersiz hissetmesine yol açıyor. Hayat bazen tamamen anlamsız geliyor olabilir.
Çocukluk travmaları ileriki yaşlarda bile etkisini sürdürebiliyor. Depresyonun yanında başka psikiyatrik sorunlara da zemin hazırlıyorlar.
Depresyonun İntihar Riskini Artıran Dinamikleri
Bilişsel bozulmalar depresyonun intihar riskini artıran temel mekanizmalardan biri. Çocuklar, olumsuz düşünce kalıplarına saplanıp gerçekliği çarpık algılayabiliyor.
Duygu düzenleme güçlüğü de burada önemli. Özellikle travma yaşamış çocuklarda bu zorluk daha belirgin oluyor.
Aile yapısı da işin içine giriyor:
- Dağılmış aile yapısı
- Düşük ebeveyn eğitim seviyesi
- Yetersiz aile desteği
"İntihar girişimi olan hastalarda, intihar düşüncesi olup girişimi olmayan hastalara göre algılanan aile desteği daha düşüktür."
Davranışsal sorunlar da riski artırıyor. Özellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi problemlerle uğraşan çocuklarda intihar girişimi riski artıyor.
Dürtüsellik, çocukluk travmaları ve yürütücü işlev bozuklukları bazen ayrı ayrı, bazen de birlikte riski artırıyor. Bu faktörleri erkenden fark etmek ve müdahale planlamak gerçekten hayati.
03Çocukluk Çağı Depresyonunun Belirtileri

Çocukluk çağı depresyonu, yetişkinlerdeki depresyondan farklı şekillerde ortaya çıkıyor. Çocuklar, dil gelişimi ve duygusal ifade becerileri sınırlı olduğu için, çoğu belirtiyi davranışsal değişikliklerle gösteriyorlar.
Duygusal ve Davranışsal Belirtiler
Çocuklarda depresyon belirtileri genellikle duygudurum ve davranış değişiklikleriyle ortaya çıkar. Sürekli üzgün hissetmek, ağlama krizleri ve umutsuzluk duyguları oldukça yaygındır.
Sinirlilik ve öfke patlamaları çocuklarda yetişkinlere göre daha sık görülür. Bu fark bazen gözden kaçabiliyor.
Çocuk daha önce zevk aldığı şeylerden uzaklaşır. Oyun oynamak istemez, arkadaşlarından da çekilir.
Aşağıdaki davranışsal değişiklikler göze çarpar:
-
Okul performansında düşüş
-
Konsantrasyon zayıflığı
-
Sosyal geri çekilme
-
Enerji kaybı ve isteksizlik
-
Göz teması kurmakta zorlanmak
Fiziksel Bulgular ve Somatik Şikayetler
Çocuklarda depresyon fiziksel belirtilerle de kendini gösterebiliyor. Uyku bozuklukları en sık rastlanan sorunlardan biri.
Uykusuzluk ya da tam tersi, aşırı uyuma ihtiyacı ortaya çıkabiliyor. Gece korkuları ve kabuslar da tabloya eşlik edebilir.
Baş ağrısı ve karın ağrısı gibi şikayetler sık görülüyor. Bu ağrılar çoğu zaman tıbbi bir neden olmadan başlıyor.
Yeme bozuklukları ise iki şekilde karşımıza çıkıyor:
Belirti Türü Açıklama İştah kaybı Yemek yemeyi reddetme, kilo kaybı Aşırı yeme Duygusal yeme, kilo artışıFiziksel şikayetler arasında şunlar yer alır:
- Kronik yorgunluk
- Vücut ağrıları
- Çarpıntı
- Eklem ağrıları
Maskelenmiş Depresyon ve Atipik Sunumlar
Maskeli depresyon çocuklarda sık karşılaşılan bir durum. Burada klasik depresyon belirtileri hemen ortaya çıkmaz.
Çocuk bazen iyiymiş gibi davranmaya çalışır. Gerçek duygularını gizler ve çevresine mutlu görünmek ister.
Atipik depresyonda farklı belirtiler ortaya çıkabiliyor:
- Okula gitmek istememek
- Altını ıslatma
- Tırnak yeme
- Tikler ve tekrarlayıcı davranışlar
Davranışsal bozukluklar maskeli depresyonun bir işareti olabilir. Öz güven eksikliği ve sosyal kaygı da bu tabloya eşlik edebiliyor.
Bu çocuklara depresyon tanısı koymak gerçekten zor olabiliyor. Belirtiler başka sorunlar gibi algılanabiliyor, insan bazen yanılabiliyor.
Kendine Zarar Verme Davranışları
Kendine zarar verme davranışları çocukluk çağı depresyonunda ciddi bir uyarı işareti. Farklı şekillerde ortaya çıkabiliyorlar.
Küçük çocuklar genellikle:
- Kafasını duvara vurabiliyor
- Kendini çimdikleyebiliyor
- Saçını çekebiliyor
Büyük çocuklar ise daha bilinçli zararlı davranışlar gösterebiliyor. Kesici aletlerle kendine zarar vermek ya da vücuduna kasıtlı olarak zarar vermek dikkat çekiyor.
"Okul çağı çocuğundaki depresyonda intihar düşünce ve planlarının ergenlik dönemine göre daha az görüldüğü bilinmektedir ancak bu belirtiler fark edildiğinde mutlaka ciddiye alınmalıdır."
İntihar düşüncesi küçük çocuklarda nadir görülüyor ama yine de tamamen yok saymak doğru olmaz. Ölüm hakkında sık konuşmak ya da yaşamdan vazgeçtiğini ifade etmek önemli bir uyarı.
04Depresyon ve İntihar Düşüncesinin Nedenleri
Çocukluk çağı depresyonu ve intihar düşüncesi birden fazla etkenin etkisiyle gelişiyor. Genetik yatkınlık, aile ortamı ve geçmiş travmalar başlıca faktörler arasında.
Genetik ve Biyolojik Faktörler
Çocukluk çağı depresyonunda genetik faktörler önemli rol oynuyor. Ailesinde depresyon öyküsü olan çocuklar daha yüksek risk taşıyor.
Beyin kimyasındaki değişiklikler de depresyona neden olabiliyor. Serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin dengesizliği bu süreçte etkili.
Hormon değişiklikleri özellikle ergenlikte depresyon riskini artırıyor. Bu dönemde çocuklar daha hassas hale geliyor.
Bazı çocuklar biyolojik olarak yatkın doğuyor. Stresli yaşam olayları da tabloyu tetikleyebiliyor.
Beyin yapısındaki bazı farklılıklar da etkili olabiliyor. Duyguları kontrol eden beyin bölgelerinde değişiklikler depresyonu kolaylaştırabiliyor.
Aile ve Çevresel Etkiler
Aile içi sorunlar çocuklarda depresyon gelişimini hızlandırıyor. Ebeveynler arasındaki çatışmalar çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkiliyor.
İletişim eksikliği de önemli bir risk. Çocuk duygularını paylaşamazsa içine kapanabiliyor.
Aile içi şiddet çocuğun üzerinde derin izler bırakıyor. Böyle bir ortamda çocuk kendini güvende hissetmiyor ve depresif belirtiler gösterebiliyor.
Ekonomik sıkıntılar da tabloyu ağırlaştırıyor:
- Ailede artan stres
- Temel ihtiyaçların karşılanamaması
- Sosyal izolasyon
- Güvensizlik duygusu
Okulda yaşanan problemler depresyonu tetikleyebiliyor. Akran zorbalığı, akademik başarısızlık ya da sosyal dışlanma bunlar arasında.
Sosyal destek eksikliği çocuğun yalnız hissetmesine yol açıyor. Bu yalnızlık duygusu depresif düşünceleri güçlendirebiliyor.
Çocukluk Çağı Travmaları ve İstismar
Çocukluk çağı travmaları depresyon gelişiminde ciddi bir rol oynuyor. Bu travmalar ilerleyen yıllarda farklı psikiyatrik sorunlara da yol açabiliyor.
Cinsel istismar en ağır travmalardan biri. Bu tür bir deneyim yaşayan çocuklarda depresyon riski çok yüksek.
Fiziksel istismar da benzer şekilde çocukta güven kaybına ve değersizlik hissine neden oluyor.
Duygusal ihmal de etkili bir risk faktörü. Sevgi ve ilgi görmeyen çocuklar depresif belirtiler gösterebiliyorlar.
Travma Türü Depresyon Riski Ana Etkiler Cinsel İstismar Çok Yüksek Güven kaybı, benlik saygısı düşüklüğü Fiziksel İstismar Yüksek Korku, öfke, çaresizlik Duygusal İhmal Orta-Yüksek Değersizlik, yalnızlıkTravmatik olaylar çocuğun başa çıkma becerilerini zayıflatıyor. Bu da duygu düzenleme güçlüğüne yol açıyor.
Travma sonrası çocuklar kendilerini suçlamaya eğilim gösterebiliyor. Böyle düşünceler depresyonu ve intihar eğilimini besliyor.
05Tedavi Yöntemleri ve Müdahaleler
Çocukluk çağı depresyonunda psikoterapi ve danışmanlık genellikle ilk adım oluyor. Bazı durumlarda ilaç desteği de gerekebiliyor.
Aile ve okulun destekleyici yaklaşımı tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası. Destek olmadan ilerlemek gerçekten zor.
Psikoterapi ve Danışmanlık
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) çocukluk çağı depresyon tedavisinde en etkili yöntemlerden biri. Bu terapi çocuğun olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye odaklanıyor.
Çocukların yaşına göre farklı terapi teknikleri uygulanıyor:
- Oyun terapisi (4-7 yaş)
- Sanat terapisi (tüm yaş grupları)
- Konuşma terapisi (8 yaş ve üstü)
Grup terapisi sosyal beceri geliştirmek için de faydalı olabiliyor. Çocuk yaşıtlarıyla etkileşime girince kendini daha az yalnız hissediyor.
Aile terapisi ise aile içindeki iletişimi güçlendirmeye yardımcı oluyor. Ebeveynler çocuklarıyla daha sağlıklı ilişki kurmayı öğreniyorlar.
"Psikoterapi seansları genellikle haftada bir kez, 45-50 dakika sürer ve ortalama 12-16 seans devam eder."
İlaç Tedavisinin Rolü
Psikiyatri uzmanı çocukları değerlendirdikten sonra ilaç tedavisini planlıyor. Antidepresanlar genellikle sadece ağır vakalarda devreye giriyor.
İlaç tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler şöyle:
Yaş Grubu Tedavi Yaklaşımı Süre 6-12 yaş Önce psikoterapi 8-12 hafta 13-18 yaş Kombine tedavi 6 ay - 1 yılYan etkileri mutlaka yakından izlemek gerekiyor. Özellikle intihar düşüncelerinde artış gibi riskler için sürekli takip şart.
Çocuklarda ilaç tedavisini her zaman psikoterapiyle birlikte yürütmek en doğrusu. Sadece ilaç vermek neredeyse hiç önerilmiyor.
Aile ve Okulun Destekleyici Yaklaşımları
Aile desteği tedavi başarısında gerçekten kritik bir rol oynuyor. Ebeveynler çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamaya çalışmalı ve sabırlı davranmalı.
Evde uygulanabilecek stratejiler şöyle:
- Düzenli uyku saatleri
- Sağlıklı beslenme alışkanlıkları
Fiziksel aktiviteyi teşvik etmek de önemli. Pozitif iletişim kurmak, bazen tahmin ettiğimizden çok daha fazla etki yaratabiliyor.
Okul rehber öğretmenleri çocuğun akademik performansını desteklemekte aktif rol alıyor. Öğretmenlerle işbirliği yaparak çocuğa uygun bir öğrenme ortamı sağlamak mümkün.
Okul müdahaleleri arasında şunlar var:
- Bireysel eğitim planı hazırlamak
- Akran zorbalığını önlemek
Sosyal aktivitelere katılımı teşvik etmek de okulun üstlenebileceği bir başka görev.
06Önleme ve Farkındalık Artırma Yolları
Çocukluk çağı depresyonu ve intihar düşüncelerinin önlenmesinde erken müdahale şart. Toplumsal farkındalık ve doğru bilgilendirme, çocukların yaşam kalitesini korumada temel taşlardan biri.
Erken Belirti Tanıma
Davranış değişiklikleri çocukluk çağı depresyonunun en önemli uyarı işaretlerinden. En az iki hafta süren huzursuzluk, nedensiz ağlamalar ya da öfke patlamaları varsa, bu belirtiler mutlaka dikkate alınmalı.
Ebeveynler ve öğretmenler aşağıdaki belirtileri gözden kaçırmamalı:
- Sevdiği aktivitelere ilgi kaybı
- Sık sık fiziksel şikayetlerde bulunmak
Uyku düzeninde bozukluklar ve yeme alışkanlıklarında değişiklik de önemli. Sosyal geri çekilme, bazen ilk gözlenen belirti olabiliyor.
Okul performansı da göz ardı edilmemeli. Konsantrasyon problemleri, düşünme becerilerinde yavaşlama ve akademik başarıda düşüş göze çarpabilir.
"En tehlikeli durum tekrarlayan intihar düşünceleridir." Böyle bir durumda zaman kaybetmeden profesyonel destek almak gerekiyor. Çocuğun ölüm ya da kendine zarar verme hakkında konuşması, ciddiye alınması gereken bir uyarı işareti.
Çocuk ve Toplumda Farkındalık Oluşturmak
Aile eğitimi farkındalık oluşturmanın ilk adımı. Ebeveynler bazen çocuklarının duygusal değişikliklerini normal gelişimin bir parçası sanabiliyor.
Toplumsal farkındalık için bazı adımlar şöyle:
Hedef Grup Farkındalık Yöntemi Odak Noktası Ebeveynler Bilgilendirme seminerleri Belirti tanıma Öğretmenler Mesleki gelişim programları Sınıf içi gözlem Çocuklar Yaş gruplarına uygun aktiviteler Duygusal okuryazarlıkStigma ile mücadele hâlâ büyük bir mesele. Toplumda çocukluk çağı depresyonu hakkında yanlış inançlar yaygın.
Medya ve sosyal platformlar bilinçlendirme kampanyalarında güçlü bir araç haline geldi. Doğru bilgi yayılırsa, çocukların yardım alması da kolaylaşıyor.
Okul tabanlı programlar çocukların duygusal becerilerini geliştirmeye katkı sağlıyor. Bunlar hem önleyici hem de erken müdahale imkanı sunabiliyor.
07Sık Sorulan Sorular
Çocukluk çağı depresyonu ve intihar düşüncesiyle ilgili ailelerin en çok merak ettiği konular arasında belirtiler, tetikleyici faktörler ve tedavi seçenekleri var. Bu sorular, erken teşhis ve doğru müdahale için gerçekten önemli.
Çocukluk çağında depresyon belirtileri nelerdir?
Çocuklarda depresyon belirtileri yetişkinlerden biraz farklı seyrediyor. Fiziksel şikayetler çocuklarda daha sık ortaya çıkabiliyor.
Duygusal belirtiler:
- Sürekli üzgün ya da huysuz hissetmek
- Eskiden sevdiği aktivitelere karşı ilgisini kaybetmek
Kendini suçlama ya da değersizlik hissi de görülebiliyor. Çocuklar depresyonu çoğunlukla davranışsal yollarla gösteriyor. Bu yüzden dikkatli gözlem gerekiyor.
Fiziksel belirtiler:
- Karın ağrısı, baş ağrısı gibi şikayetler
- Yorgunluk ve enerji eksikliği
Uyku düzeninde değişiklikler de sık karşılaşılan bir durum. İştah artışı ya da azalışı da belirtiler arasında.
Davranışsal belirtiler:
- Okul başarısında düşüş
- Sosyal çekilme
Saldırgan davranışlar da zaman zaman ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler iki hafta ya da daha uzun sürerse, profesyonel yardım almak şart.
Çocuklarda depresyonu tetikleyen faktörler nelerdir?
Çocukluk çağı depresyonu birçok farklı nedene dayanabiliyor. Genetik yatkınlık, başlı başına önemli bir risk faktörü.
Aile içi faktörler:
- Ebeveyn kaybı ya da boşanma
- Aile içi şiddet
İhmal ya da istismar da riski artırıyor. Ailede depresyon öyküsü olan çocuklarda risk daha yüksek. Bu, hem genetik hem de çevresel etkenlerle ilgili.
Sosyal faktörler:
- Okulda zorbalık
- Arkadaş ilişkilerinde sıkıntılar
Sosyal dışlanma da çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Çocukların çevresi, onların psikolojisi üzerinde gerçekten büyük bir etkiye sahip.
Travmatik yaşantılar:
- Fiziksel veya cinsel istismar
- Doğal afetler
Sevilen birinin kaybı da çocuğun ruhsal dengesini bozabiliyor. Böyle deneyimler depresyon riskini ciddi şekilde artırıyor.
Çocuklarda intihar eğilimi nasıl tespit edilir?
İntihar eğilimi, 10-24 yaş grubunda ikinci sıradaki ölüm nedeni. Erken tespit etmek, bazen hayat kurtarıyor.
Uyarı işaretleri:
- Ölüm ya da intihar hakkında konuşmak
- "Keşke hiç doğmasaydım" gibi ifadeler kullanmak
Değerli eşyalarını vermek de önemli bir işaret olabilir. İntihar düşünceleri çoğu zaman doğrudan söylenmiyor. Dolayısıyla dolaylı işaretlere dikkat etmek gerekiyor.
Davranışsal değişiklikler:
- Ani ruh hali değişimleri
- Riskli davranışlar
Sosyal izolasyon da gözlenebilir. Çocuğun günlük rutinlerinde belirgin değişiklikler varsa, bu bir sinyal olabilir.
Risk faktörleri:
Risk Faktörü Açıklama Depresyon En önemli risk faktörü Geçmiş intihar girişimi Riski büyük ölçüde artırır Aile öyküsü Genetik ve çevresel etkiler Madde kullanımı İmpulsiviteyi artırırBu işaretlerden herhangi biri ortaya çıktığında, vakit kaybetmeden profesyonel yardım almak gerekiyor.
Depresyondaki çocuklara yardımcı olmak için aileler ne tür önlemler alabilir?
Aileler, çocuklarının en büyük destekçisi ve savunucusu. Doğru yaklaşım, tedavi sürecini hızlandırabiliyor—bunu kim inkar edebilir ki?
İletişim kurma:
- Açık ve destekleyici konuşmalar yapmaya çalışın.
- Çocuğun duygularını dikkatlice dinleyin.
Yargılamadan yaklaşmak gerçekten önemli. "Sen yalnız değilsin" mesajını sık sık vermek, çocuğun kendini biraz daha güvende hissetmesini sağlayabiliyor.
Günlük yaşam düzeni:
- Düzenli uyku saatleri oluşturmak işe yarayabilir.
- Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik edin.
Fiziksel aktiviteyi de ihmal etmeyin. Rutinler, çocuklara güvenlik hissi verebiliyor.
Profesyonel yardım:
- Semptomları görmezden gelmeyin.
- Çocuk doktoruyla mutlaka görüşün.
Uzman yönlendirmelerini almak bazen işleri kolaylaştırıyor, bazen de kafa karıştırıyor ama denemek gerek.
Renkli Yetenek Anaokulları'nda 6 yıldır görev yapıyor. Erken çocukluk gelişimi ve aile danışmanlığı alanlarında uzmanlaşmış.