Çocukla Kaliteli Zaman Geçirmek: Nicelik mi Nitelik mi? [Derinlemesine İnceleme]

Bir ebeveyn ve çocuk birlikte kitap okuyor veya oyun oynuyor, mutlu ve odaklanmış şekilde kaliteli zaman geçiriyorlar.

Birçok ebeveyn, çocuğuyla yeterince zaman geçiremediği için içten içe bir suçluluk hissiyle boğuşuyor. Özellikle çalışan anne-babalar, sabah aceleyle birkaç dakika, akşam ise belki bir-iki saat çocuklarına ayırabiliyor.

Sosyal medyada gözümüze çarpan “ideal” aile aktiviteleri ise bu baskıyı daha da artırıyor. İster istemez, “Ben yeterli miyim?” diye sorgulamadan edemiyoruz.

Bir ebeveyn ve çocuk birlikte kitap okuyor veya oyun oynuyor, mutlu ve odaklanmış şekilde kaliteli zaman geçiriyorlar.

Bu durum, ebeveynlerde sürekli bir yetersizlik hissi yaratıyor ve stres seviyelerini artırıyor. Zoraki şekilde uzun saatler çocukla vakit geçirme çabası, hem anne-babayı hem de çocuğu mutsuz ediyor.

Aslında çocuğun gelişimi için esas mesele, birlikte geçirilen zamanın süresi değil; o anın kalitesi ve içeriği. Bunu bazen unutuyoruz, değil mi?

Bu makalede, çocukla kaliteli zaman geçirmek ne demek, pratikte nasıl uygulanır gibi konulara odaklanacağım. Nitelikli zamanın çocuk üzerindeki etkilerinden, yaşa uygun etkinliklere kadar birçok başlığa değineceğim.

Çocukla Kaliteli Zaman Geçirmek: Kavram ve Anlamı

Bir ebeveyn ve çocuk birlikte oturmuş, kitap okuyor ve kaliteli zaman geçiriyorlar.

Çocukla kaliteli zaman geçirmek, sürenin uzunluğundan çok, dikkat ve etkileşimin derinliğiyle alakalı. Ebeveyn-çocuk ilişkisini şekillendiren asıl unsur da bu bağlantı kalitesi.

Kaliteli Zamanın Tanımı

Kaliteli zaman dediğimizde, ebeveynin çocuğuna gerçekten kulak verdiği, zihinsel ve fiziksel olarak orada olduğu anlardan bahsediyoruz. O anlarda başka hiçbir şeyle ilgilenmiyoruz, sadece çocuğumuzla birlikteyiz.

Peki, kaliteli zamanın olmazsa olmazları neler?

  • Tam dikkat: Göz teması kurmak, sohbet sırasında başka bir şeyle meşgul olmamak
  • Aktif dinleme: Çocuğun söylediklerini içtenlikle algılamak
  • Etkileşim: Sadece dinlemek değil, karşılıklı sohbet ve paylaşım
  • Teknolojisiz ortam: Telefon ya da televizyonu bir kenara bırakmak

Böyle anlarda çocuk, kendini gerçekten değerli hissediyor. Ebeveyn de çocuğun ilgi alanlarına odaklanıyor ve onun duygusal ihtiyaçlarını daha iyi anlayabiliyor.

Nicelik ve Nitelik Arasındaki Fark

Çocukla geçirilen zamanın süresiyle kalitesi arasında ciddi bir ayrım var. Bunu fark etmek, zamanımızı daha bilinçli kullanmamıza yardımcı oluyor.

| **

Nitelikli Zamanın Çocuğun Gelişimine Katkıları

Ebeveynlerle geçirilen kaliteli zaman, çocukların duygusal dengeyi bulmasında ve sosyal beceriler geliştirmesinde büyük rol oynuyor. Çocuk, ailesiyle geçirdiği anlamlı anlar sayesinde kendi değerini daha iyi kavrıyor.

Duygusal Gelişim Üzerindeki Etkiler

Nitelikli zaman, çocuğun duygusal gelişiminde gerçekten kritik bir rol oynuyor. Ebeveynler çocuklarına odaklandığında, güvenli bağlanmanın temellerini atıyorlar.

Çocuklar, anne ve babalarıyla geçirdikleri kaliteli zamanlarda duygularını daha rahat ifade edebiliyor. Bu da duygusal zekalarının gelişmesine doğrudan katkı sağlıyor.

Duygusal gelişime katkılar:

  • Duygu tanıma ve ifade etme becerisi kazanmak
  • Stresle başa çıkmayı öğrenmek
  • Empati kurma yeteneğinin gelişmesi
  • Duygusal öz düzenleme becerisi

Araştırmalar, ebeveynleriyle düzenli ve nitelikli zaman geçiren çocukların duygusal olarak daha dengeli ve uyumlu olduklarını gösteriyor. Bu çocuklar, zorluklar karşısında daha dayanıklı olabiliyor.

Sosyal Becerileri Güçlendirme

Kaliteli aile zamanı, çocukların sosyal becerilerinin temelini atıyor. Bu anlarda çocuk, iletişim kurmayı, paylaşmayı ve işbirliği yapmayı öğreniyor.

Oyun oynarken ya da sohbet ederken çocuklar dinleme becerisi kazanıyor. Aynı zamanda kendi düşüncelerini daha net ifade etmeye başlıyorlar.

Sosyal Beceri Gelişim Süreci
İletişim Sohbet ve oyun anlarında
İşbirliği Ortak aktivitelerde
Problem çözme Günlük durumları ele almada
Empati Duygusal paylaşımlarda

Ailede öğrenilen bu sosyal beceriler, çocuğun okulda ve arkadaş çevresinde de kendini rahatça ifade etmesini sağlıyor. Arkadaşlık kurmak ve gruba uyum sağlamak daha kolay hale geliyor.

Özgüven ve Özsaygı Artışı

Nitelikli zaman, çocuğun özgüvenini artırmanın en etkili yollarından biri. Ebeveyn ilgi ve sevgisini hissettirdiğinde, çocuk kendini değerli hissediyor.

Bu süreçte çocuk, “ben önemliyim ve seviliyorum” mesajını alıyor. Böylece, ileride karşılaşacağı zorluklarla başa çıkmak için gerekli gücü topluyor.

Özgüven gelişimini destekleyen noktalar:

  • Çocuğun başarılarını fark etmek
  • Hatalarına karşı sabırlı olmak
  • Fikirlerine değer vermek
  • Yeteneklerini keşfetmek

“Çocuğun kendini doğru ifade edebilmesi, öz güven kazanması, başarılı olması için aileyle kaliteli zaman geçirmesi gerekir.”

Güçlü bir özsaygıya sahip olan çocuklar, yeni durumlarda daha cesur davranıyor. Sağlıklı ilişkiler kurmak da onlar için daha kolay hale geliyor.

Nicelik ve Nitelik: Hangi Durumda Hangisi Önemli?

Modern hayatın getirdiği yoğunlukta, ebeveynler ellerindeki zamanı en iyi şekilde değerlendirmek zorunda kalıyor. Çalışma temposuna rağmen çocuklarla anlamlı bir bağ kurmak, doğru stratejiler ile mümkün oluyor.

Yoğun Yaşam Temposunda Zaman Yönetimi

Günümüzde anne ve babalar, çoğunlukla zaman sıkıntısı çekiyor. Sanayileşme ve kentleşme, ailelerin hayatına bambaşka bir tempo getirdi.

Uzmanlar, bu koşullarda niteliği niceliğe tercih etmeyi öneriyor. Çocukla geçirilen beş dakikalık kaliteli vakit, saatlerce süren ilgisiz zamanlardan çok daha anlamlı olabilir.

Çocuklar için sürenin uzunluğundan ziyade, o anki ilgi ve etkileşim daha önemli. Bazen bir bakış, bazen kısa bir sohbet bile yeterli olabiliyor.

Yoğun tempoda etkili zaman yönetimi için birkaç öneri:

  • Öncelik belirleme: Çocukla vakit geçirmeyi günlük rutinin bir parçası haline getirmek
  • Çoklu görev: Ev işleri sırasında çocuğu da dahil etmek
  • Teknoloji kontrolü: Birlikte olunan anlarda telefonu bir kenara bırakmak

Ebeveynler ne kadar yorgun olursa olsun, çocuklarına odaklanarak kısa ama dolu dolu anlar yaratabiliyor. Bazen bir gülümseme, bazen birlikte yapılan küçük bir etkinlik, çocuğun dünyasında sandığınızdan çok daha büyük bir iz bırakıyor.

Kısa Sürede Kalite Sağlamanın Yolları

Kaliteli zaman, aslında çocuğa gerçekten odaklandığınız anlar demek. Bu kısa süreçte, tüm dikkatinizi ona vermelisiniz—başka şeylerle ilgilenmek yok.

Kısa sürede kalite sağlamak için dikkat edilmesi gerekenler şöyle:

Yapılması Gerekenler Kaçınılması Gerekenler
Çocuğu aktif dinlemek Telefon kullanmak
Göz teması kurmak Koşullu vakit geçirmek
Ortak aktivite yapmak Oyunu tek taraflı bitirmek

“Çocuk, bu zaman diliminde onun tamamen sizinle olduğunuzu hissetmelidir.” Bu yaklaşım, çocuğun duygusal ihtiyaçlarına doğrudan dokunuyor.

Etkili yöntemler arasında çocuğun ilgi alanlarına biraz eğilmek, oyun oynayarak onun dünyasına girmek ve okul hayatındaki detaylara kulak vermek var.

Çocukla Kaliteli Zaman Geçirmenin Temel İlkeleri

Kaliteli zaman geçirmek istiyorsanız, bazı temel ilkeleri benimsemek şart. Çocukla doğru iletişim kurmak, onu aktif şekilde dinlemek ve aranızda duygusal bir bağ kurmak, işin özünü oluşturuyor.

Etkili İletişim Kurma

Etkili iletişim, çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın kalitesini belirliyor. Konuşurken yaşına uygun bir dil kullanmak, bazen düşündüğünüzden daha önemli olabiliyor.

İletişim kurmanın temel kuralları:

  • Çocuğun seviyesine inmek
  • Anlaşılır kelimeler seçmek
  • Sabırlı olmak

Çocuklar, anne-babalarının kendileriyle gerçekten ilgilendiğini hissettiklerinde daha açık konuşuyorlar. Ama işin içine telefon ya da başka bir ekran girince, iletişim bir anda sekteye uğruyor.

“Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek, fiziksel ve zihinsel olarak orada olmak anlamına gelir.”

Telefonu bir kenara bırakmak, çocuğunuzun kendisini değerli hissetmesini sağlıyor ve aranızdaki güveni derinleştiriyor.

Aktif Dinleme ve Göz Teması

Aktif dinleme, çocuğun kendisini önemli hissetmesini sağlar. Ebeveynler, çocuklarının söylediklerine tam anlamıyla kulak vermeli.

Aktif dinlemenin unsurları:

  • Göz teması kurma
  • Vücut dilini kullanma
  • Tepki verme
  • Sorular sorma

Göz teması, özellikle 0-2 yaş arasında neredeyse hayati bir rol oynuyor. O dönemde çocuklar güven ve bağlanma geliştiriyorlar.

Yaş Grubu Göz Teması Süresi Önemi
0-2 yaş Sürekli Güven gelişimi
3-5 yaş Konuşma boyunca İletişim becerileri
6+ yaş Karşılıklı Karşılıklı saygı

Çocuk konuşurken ona bakmak, onun fikirlerine değer verdiğinizi gösterir. Böylece özgüveni de desteklemiş olursunuz.

Duygusal Paylaşımın Önemi

Duygusal paylaşım, çocukla kurulan bağı güçlendiriyor. Ebeveynler, çocuklarının duygularını anlamak için çaba göstermeli.

Duygusal bağ kurmanın yolları:

  • Çocuğun duygularını onaylamak
  • Kendi duygularını paylaşmak
  • Ortak deneyimler yaşamak
  • Empati göstermek

Çocuklar, duygusal ihtiyaçları karşılandığında daha mutlu ve dengeli büyüyorlar. Burada sabır, belki de en çok ihtiyaç duyulan şey.

Duygusal paylaşım, sadece mutlu anlarda değil, zor zamanlarda da yanında olmayı gerektiriyor. Çocuk üzgünken yanında kalmak, aranızda güvenli bir alan yaratır.

Farklı Yaş Grupları İçin Uygun Etkinlikler

Her yaş grubunun kendine göre ihtiyaçları var ve kaliteli zaman geçirmek için farklı yollar denenmeli. Bebeklikten ergenliğe, her dönem çocuğun gelişimini destekleyecek özel etkinlikler sunuyor.

0-2 Yaş: Bağlanma ve Güven İnşası

Bu dönemde fiziksel temas ve duygusal bağ kurmak çok önemli. Bebek masajı, güven duygusunu artırırken aynı zamanda rahatlatıcı bir etki de yaratıyor.

Temel Etkinlikler:

  • Şarkı söyleme ve ninni ritüelleri
  • Yüz yüze göz teması kurarak konuşmak
  • Basit parmak oyunları ve “peek-a-boo”
  • Farklı dokulu kitapları birlikte keşfetmek

Ses tonlamaları ve mimikler, bu yaşta oldukça etkili. Bebek, ebeveynin yüz ifadelerini taklit ederek öğreniyor. Hatta günlük bakım rutinleri bile kaliteli zaman fırsatına dönüşebiliyor.

Etkinlik Türü Süre Faydası
Bebek masajı 10-15 dakika Fiziksel rahatlama ve bağ kurma
Şarkı söyleme 5-10 dakika Dil gelişimi ve sakinleştirme
Kitap okuma 5 dakika Görsel uyarım ve ses tanıma

3-6 Yaş: Oyunla Öğrenme

Okul öncesi dönemde çocuklar, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını keşfetmeye başlıyorlar. Oyun, bu yaşta gerçekten ciddi bir iş gibi.

Sanat etkinlikleri mesela, el-göz koordinasyonunu geliştiriyor:

  • Parmak boyası ile resim yapmak
  • Oyun hamuru ile şekil oluşturmak
  • Yapboz çözmek ve lego inşa etmek
  • Kostümlü rol oyunları oynamak

Doğada böcek gözlemlemek, yaprak toplamak ya da basit deneyler yapmak, çocuğun merakını besliyor. Çocuk ne sorarsa sorsun, sabırla yanıt vermek önemli.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Etkinlik süresini 20-30 dakika ile sınırlı tutmak iyi olur
  • Çocuğun ilgisine göre esnek davranmak gerek
  • Başarısızlık korkusu yaratmamak şart

İlkokul Çağı: Sorumluluk ve İşbirliği

6-12 yaş arası çocuklar, artık daha karmaşık görevleri yerine getirebiliyor. Bu dönemde sorumluluk ve işbirliği duygusu gelişiyor.

Eğitici etkinlikleri eğlenceyle birleştirmek burada anahtar. Ödev zamanını bile kaliteli zamana çevirebilirsiniz. Ama destek verirken çocuğun bağımsızlığını gölgelememek lazım.

Spor aktiviteleri de fiziksel gelişim için birebir:

  • Bisiklet sürmek
  • Yüzme dersleri almak
  • Takım sporları oynamak
  • Doğa yürüyüşlerine çıkmak

Proje tabanlı etkinlikler ise oldukça etkili. Bahçede bir şeyler ekmek, basit bir yemek tarifi denemek ya da el sanatlarıyla uğraşmak, çocuğun başarı hissini artırıyor. Çocuklar, ortaya çıkan sonuçları görmeyi seviyor ve başardıklarında gerçekten gururlanıyorlar.

Ergenlikten Sonra: Bireyselliğe Alan Tanıma

12 yaşından sonra çocuklar, kendi kimliklerini bulmaya başlıyor. Bu dönemde biraz mesafeye ve saygıya ihtiyaç duyuyorlar.

Açık iletişim, belki de en çok işe yarayan şey:

  • Yargılamadan dinlemek
  • Kendi deneyimlerinizi paylaşmak
  • Ortak hobiler bulmak
  • Sorumluluk vermek

Teknoloji, bu yaşta ortak bir ilgi alanı haline gelebiliyor. Beraber video oyunu oynamak ya da sosyal medya güvenliği hakkında sohbet etmek, beklenmedik şekilde yakınlaştırabiliyor.

“Ergenlik döneminde kaliteli zaman, çocuğun isteklerine saygı göstermekle başlar.”

Önerilen yaklaşımlar:

  • Zorla etkinlik dayatmamak
  • Çocuğun arkadaş çevresini tanımaya çalışmak
  • Finansal sorumluluk konularını konuşmak
  • Gelecek planları hakkında rehberlik etmek

Bu yaşta kalite, nicelikten çok daha önemli oluyor. Kısa ama içten bir sohbet, saatler süren ama isteksizce yapılan etkinliklerden çok daha etkili.

Sık Karşılaşılan Zorluklar ve Çözüm Önerileri

Çalışan ebeveynler için zaman kısıtları, teknolojinin getirdiği dikkat dağınıklığı ve aile içi iletişimdeki engeller, kaliteli zaman geçirmeyi epey zorlaştırıyor. Yine de bu engelleri aşmak için pratik çözümler bulmak mümkün.

Çalışan Ebeveynlerin Zaman Darlığı

Çalışan anne babalar genellikle zaman bulmakta zorlanıyor. İş yoğunluğu ile evdeki sorumluluklar arasında sıkışıp kalmak, kaliteli vakit ayırmayı neredeyse imkânsız hale getirebiliyor.

Ama sabahları, 10-15 dakikalık özel anlar yaratmak mümkün. Mesela çocuğu okula hazırlarken sohbet etmek ya da kahvaltıda günlük planları konuşmak, sandığınızdan daha etkili olabilir.

Akşam yemeği hazırlığına çocuğu dahil etmek de güzel bir yöntem. Hem vakitten kazanırsınız, hem de birlikte zaman geçirmenin tadını çıkarırsınız.

Çocuğa küçük görevler vermek, onun kendini değerli hissetmesini sağlar. Bazen sadece bir salata yapmak ya da masayı kurmak bile yeterli.

Mikro anlar gerçekten büyük fark yaratıyor. İşten eve dönerken çocuğunuza sarılmak, gözlerinin içine bakıp “Günün nasıl geçti?” diye sormak, belki de saatlerce bir arada olmaktan daha anlamlı.

Hafta sonları için önceden plan yapmak faydalı. Bir saatlik odaklanmış zaman, dağınık geçen yarım günden daha çok şey katabilir.

Teknoloji Kullanımı ve Dikkat Dağınıklığı

Cep telefonları ve tabletler, çocuklarla geçirilen zamanı kolayca bölebiliyor. Çocuğunuz yanınızdayken telefona bakmak, anın değerini azaltıyor.

Telefonsuz bölgeler oluşturmak işe yarayabilir:

  • Yemek masasında telefonlar uzak olsun.
  • Yatak odasında teknolojiye sınır koyun.
  • Oyun zamanında tüm cihazları kapatın.

Aileler, dijital detoks saatleri belirleyebilir. Akşam 19:00-21:00 arası, tüm aile teknolojisiz vakit geçirebilir; sadece birbirinizle konuşursunuz.

Çocuklarla birlikte teknoloji kuralları koymak da oldukça işe yarıyor. “Beraber oynarken telefon yok” gibi basit kurallar, hem siz hem çocuğunuz için geçerli olmalı.

Tabii, teknoloji tamamen kötü değil. Birlikte video izlemek ya da eğitici oyunlar oynamak da güzel birer etkinlik. Asıl mesele, teknolojiyi amaca dönüştürmemek; onu sadece bir araç olarak kullanmak.

Aile İçi İletişim Engelleri

İletişim sorunları, kaliteli zamanın önünde ciddi bir engel. Çocuğun yaşına uygun olmayan konuşma şekilleri veya dinlememek, işleri daha da zorlaştırıyor.

Aktif dinleme becerisi geliştirmek şart. Çocuk konuşurken gözlerine bakmak, soru sormak, tepki vermek—bunlar önemli. “Hmm”, “anladım” gibi küçük onaylar bile, çocuğunuzun değerli hissetmesini sağlar.

Yaş gruplarına göre iletişim stratejileri:

Yaş Grubu İletişim Yöntemi Öneriler
2-4 yaş Basit kelimeler Kısa cümleler, görseller
5-8 yaş Soru-cevap Merak uyandırıcı sorular
9-12 yaş Tartışma Fikirlerine saygı gösterme

Çocuğun duygularını tanımlamak, duygusal iletişimi güçlendirir. “Bugün üzgün görünüyorsun” demek, çocuğun duygularını paylaşmasını kolaylaştırır.

Açıkça aile değerlerini ve kurallarını anlatmak, karışıklığı önler. Çocuk ne beklendiğini bilirse, iletişim daha sağlıklı ilerler.

Frequently Asked Questions

Ebeveynler, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmek konusunda genellikle pratik öneriler ve günlük yaşamda nasıl nitelikli zaman yaratabilecekleriyle ilgili sorular soruyor.

Çocuklarla kaliteli zaman geçirirken nelere dikkat etmeliyim?

Çocuklarla kaliteli zaman geçirmek istiyorsanız, önce teknolojik aletleri bir kenara bırakın. Telefona bakmamak, sosyal medyada gezinmemek, hatta televizyonu kapalı tutmak çok önemli.

Çocuğunuzun yaşına uygun aktiviteler seçin. Özellikle ilkokul çağından önce, oyunlar birer öğrenme aracı—zorla eğitim vermeye çalışmak yerine, eğlenceli oyunlar tercih edin.

“Odağınızın sadece çocuğunuz olduğunu hissetmesi gerekir.”

Birlikte yemek yapmak, sohbet ederek yemek yemek de kaliteli zamanın önemli bir parçası. Her gün çocuğunuza onu sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin; bunu duymak ona iyi gelir.

Ebeveyn olarak çocuğumla geçirdiğim zamanın kalitesini nasıl artırabilirim?

Kaliteyi artırmak için, kendi aranızda küçük ritüeller oluşturun. Yatmadan önce kitap seçmek, sofrayı birlikte hazırlamak ya da dişleri beraber fırçalamak gibi basit şeyler bile çok işe yarar.

Çocuğunuzu daha iyi tanımaya çalışın. Onun hoşlandığı aktiviteleri öğrenin ve birlikte yapmaya özen gösterin.

Hobiler de işe yarıyor:

  • Beraber taş boyayın
  • Resim çizin
  • Örgü örün
  • Yemek yapın

Bazen sadece sevdiği karakterleri taklit etmek ya da onu güldürmek bile, ilişkinizi güçlendirir.

Çocuklar için nitelikli zaman geçirmenin önemi nedir?

Nitelikli zaman, çocukların duygusal gelişimi üzerinde doğrudan etkili. Kaliteli vakit geçiren çocuklar daha mutlu ve uyumlu bireyler oluyor.

Akademik başarı da bu zamandan olumlu etkileniyor. Araştırmalar, aileyle geçirilen kaliteli zamanın okul başarısıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Çocukların sosyal ve duygusal gelişimi de bu anlarda destekleniyor. Okulda arkadaş edinmek, öğretmenle iyi ilişkiler kurmak; hepsi bu sayede kolaylaşıyor.

“Çocuklarla sadece konuşmak bile, onların dil ve dinleme becerilerini artırmaya yardımcı olur.”

Günlük yoğunluk içinde çocuklarla kaliteli zaman geçirmek için öneriler nelerdir?

Aktivitelerin zamanını planlamak, düzenli bir program oluşturmak faydalı. Ne zaman yemek yenileceği, ne zaman uyuyacağı belli olursa çocuklar da kendini daha güvende hisseder.

Kısa süreli aktiviteler de çok etkili:

  • Banyo yaptırırken oyun oynayın
  • Okula götürürken küçük oyunlar kurun
  • Elma yerken sohbet edin
  • Diş fırçalarken eğlenceli bir şeyler yapın

Ailecek çizgi film ya da yaşına uygun bir film izlemek de güzel bir seçenek. Böyle anlar, çocukların güven duygusunu artırıyor.

Park gezileri kısa bile sürse, etkisi büyük. Bolca eğlenmek, birlikte vakit geçirmek, aile bağlarını güçlendiriyor.

Çocuk gelişiminde nicelik mi, yoksa nitelik mi daha önemlidir?

Araştırmalar, çocukların akademik başarısı, davranışları ve duygusal iyilik halleriyle ailenin onlarla ne kadar süre vakit geçirdiği arasında bir ilişki bulamamış. Yani, saatlerce birlikte olmak tek başına pek bir şey ifade etmiyor.

Bunun yerine, ailelerin çocuklarıyla geçirdiği zamanın kalitesi çok daha fazla önem taşıyor. Ne kadar süre değil, o sürede neler yapıldığı belirleyici oluyor gibi görünüyor.

The Economist’in 2017’de yayımladığı bir araştırmaya bakalım. 50 yıl önce anneler çocuklarıyla ortalama 52 dakika geçiriyordu.

Günümüzdeyse bu süre 104 dakikaya çıkmış durumda.