Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

Waldorf

Waldorf eğitimi

Okul öncesi eğitim için günümüzde çok sayıda yaklaşım kabul görmüş ve etkin olarak kullanılmaktadır. Bu alternatif eğitim yaklaşımların başlıcalarından birisi Waldorf Yaklaşımı olarak bilinir. Çocukların oyunlarına odaklanan bu eğitim yaklaşımı, oyun sırasında çocukların fiziksel güçlerinin artmasının yanı sıra yaratıcılıklarının da geliştiğini ortaya koymuştur. Söz konusu yaklaşım ancak doğa ile uyum içerisinde olunduğunda etkili bir öğrenme ve keşfetme sağlamaktadır.

Waldorf Yaklaşımı

Waldorf Eğitim Yaklaşımı, temel üç önemli unsuru merkez alıyor. Bunlar; sorumluluk bilinci, doğruluk ve hayal gücü olarak sıralanabilir. Akıl, kalp ve ruh bir bütün olarak düşünüldüğünden çocuk gelişiminde bu unsurların beslenmesi gerekliliği Waldorf eğitim programları içerisinde öne çıkıyor. Yani Waldorf Yaklaşımının amacı, çocukları eğitirken ve öğrenme süreçlerinde aynı anda onların akıl, kalp ve ruhlarına hitap ederek, bu unsurları tatmin edici seviyede doyurmaktır.

Waldorf yaklaşımı felsefesi, çocuk merkezli bir eğitim anlayışına sahiptir. Çocuğun kendi deneyimleri çerçevesinde eğlenerek, öğrenmesi sağlanır. Bu sayede yaratıcılık gelişimi ve kendine güven desteklenmiş olur. Waldorf okul öncesi eğitim anlayışı, çocuğu tüm yönleriyle eğitmeyi amaçlar. Tüm yönlerinden kasıt ise akıl, kalp ve yetenek olarak tanımlanabilir. Bu yolla bedensel, duygusal ve mental anlamda sağlıklı bir gelişim izlenebilir. Waldorf eğitimi, sanatsal bir içeriği çocuğa zorla öğretmektense, geliştirilmiş ve uyarılmış yeteneklere ulaşmayı hedefler. Çocuklar için Waldorf yaklaşımı ile eğitim dünyayı ve kendini keşfetme yolcuğu olarak tanımlanabilir.

Waldorf Yaklaşımı Kimin?

Waldorf Eğitim Yaklaşımının kurucusu, Rudolf Steiner’dir. 1919’da Steiner tarafından geliştirilen bu yaklaşım, eğitimi sanata dönüştürmeyi hedefler. Bütüncül bir yaklaşımdır. Çocukların, duygusal, sosyal, ruhsal, akılsal, zihinsel ve fiziksel açılardan çok yönlü ve dengeli bir şekilde gelişmesi desteklenir. Çocuk bireyselliğinin desteklenmesi ve kendilerine güvenmeleri konularına ayrıca önem verilir. Çocukların genel olarak müzik, sanat ve hareket ile yaparak, yaşayarak deneyimleyerek, gerçekleştirdikleri öğrenmelerin daha derin ve zengin bir bilgiye sahip olduğu düşünülür.

Waldorf bütüncül yaklaşım, çocuklarda rekabetten daha ziyade saygı unsurunu ön plana alır. Waldorf eğitim uygulamaları sırasında çocukların birbirlerini destekleyerek ve yardımlaşarak toplumsal aidiyet duygusunu kazanmaları teşvik edilir. Steiner, her çocuğun kendi ilgi ve yetenekleri çerçevesinde potansiyeli olduğuna inanır. Uygun koşullar sağlandığında bu potansiyel ortaya çıkar. Steiner, yetişkin çağında akademik anlamda bir başarının elde edilebilmesi için ön koşul olarak çocuklarda sağlam bir ‘öğrenme sevgisi’ oluşturulması gerektiğine vurgu yapar.

Waldorf Yaklaşımının Temel İlkeleri

Alternatif okul öncesi eğitim yaklaşımları içinde olan Waldorf Yaklaşımı müfredatı, sanatsal ve uygulamalı etkinliklerle harmanlanır. Akademik bilginin yanı sıra entelektüel içeriğe yer veren Waldorf okulları, sosyal değerlere ve ruhsal becerilere odaklanır. Waldorf eğitim anlayışının temel ilkeleri şunlardır:

  • Çocukluk yarış değildir: Çocuklarda öğrenme süreci ne aynı şekilde ne de aynı ritimde ilerler. Bu yüzden rekabetçi tutum yanlıştır. Waldorf yaklaşımının temeli, bireysel öğrenme ve çocukları ayrı ayrı dikkate almaya dayanır. Çocuklardan olmadıkları gibi davranmaları beklenmemelidir.
  • Çocuklar sanatsal aktivitelerle iç içe olmalıdırlar: Çocukları sadece akademik manada doyurmak yeterli değildir. Hem mental hem de duygusal anlamda bütüncül olarak öğrenme süreci çocukların etkin öğrenme süreçlerini destekler.
  • Çocuklar oyun ile öğrenirler: Waldorf Yaklaşımının kurucusu Steiner, okul öncesi çocuklarının oyun oynayarak, öğrenmeleri gerektiğine inanmaktadır. Bu sayede çocukların kişisel becerileri ve yaratıcılıkları desteklenmektedir.
  • Waldorf eğitiminde rutinlere yer verilir: Waldorf eğitim uygulamalarında rutinlere yer verilir. Özellikle okul öncesi çağdaki çocukların gelişiminde rutinlerin pek çok faydası vardır. Rutinler ve ritüeller, çocuklara güven hissi vermektedir.
  • Bütünsel öğrenme ön plandadır: Çocukların akademik ve entelektüel anlamda gelişmelerinin yanı sıra bedensel olarak, fiziksel etkinliklerle gelişimleri desteklenirler. Oyun oynamak çocukların yaratıcılıklarını geliştirirken, bedensel olarak gelişimlerini sağlar.
  • Doğayla uyum içerisinde olunmalıdır: Doğanın çocuklar üzerinde yatıştırıcı bir etkisi vardır. Dünyayı keşfetmek ve kendi ilgi alanlarını keşfedecekleri alanların oluşturulması okul öncesi çocuklar için önemlidir.

Waldorf Ve Montessori Karşılaştırma

Her iki yaklaşımın temelinde de çocuk merkezli eğitim anlayışı olmasına rağmen aralarında kullanılan materyallerden, oyun oynamaya, entelektüel bilgiden, toplumsal gelişim anlayışına kadar çeşitli farklılıklar vardır. Waldorf ve Montessori karşılaştırılması için ele alınabilecek önemli hususlar şunlardır:

  • Montessori Yaklaşımına göre küçük çocuklar gerçekle hayali ayırt etmekte zorluk çeker. Bu nedenle çocukların bilişsel düzeyde tam olarak gelişmelerine kadar hayal kurmasının ertelenmesi gerekir. Çocukların faaliyetleri gerçeklik odaklıdır. Ancak Waldorf Yaklaşımında durum tersidir. Steiner’e göre oyun çocuğun işidir. Oyun oynamak çocukların hem yaratıcılıklarını destekler hem de hareket halinde olmalarını sağlar.
  • Sosyal gelişim bakımından Montessori Yaklaşımında çocukların işlerinin çoğu kendilerine özel olarak verilmiş görevlerden oluşmaktadır. Sosyalleşme, yeni bir iş yapmayı öğrenirken yardım almak ama başkalarına rahatsızlık vermemektir. Waldorf Yaklaşımında ise çocuk sosyal bir varlık olduğunu yavaş yavaş öğrenir. Bu kapsamda öğretmen bu süreçte çocuğa rehberlik eder. Sosyalleşme öğretmen gözetiminde grup bilinci oluşturularak, verilir.
  • Entelektüel gelişim bakımından Montessori, çocuğun bir sünger gibi bilgi ve deneyim edinmeye hazır olduğunu ve süper alıcı bir akla sahip olduğunu vurgular. Çocuğu erken yaşlarda entelektüel anlamda zorlarsanız, teorik olarak eğitimli bir çocuk sahibi olursunuz. Ama Waldorf’a göre bu pek de sağlıklı bir yol değildir. Waldorf Yaklaşımında çocuğa erkenden entelektüel bilgi aşılamak yerine çocuğun yaratıcı düşünme gücü ve hayal gücü beslenir. Bu yolla entelektüel gelişimin aşamalar şekilde ilerlemesi sağlanır.