Birçok ebeveyn, çocuklarının yaşıtlarına göre konuşma gelişimi geride kaldığında endişeleniyor. “Çocuğum neden konuşmuyor?” veya “Normal mi, yoksa bir sorun mu var?” gibi sorular kafalarda dönüp duruyor.
İçerik
ToggleBu belirsizlik, ailelerin aklını kurcalıyor ve ciddi bir kaygı yaratıyor. 2-3 yaşına gelip hâlâ kelime kurmayan ya da çok az kelime kullanan çocuklar için, ebeveynler genellikle ne yapacaklarını bilemiyorlar.

Bazı aileler bu durumu görmezden gelmeyi ya da “büyüyünce konuşur” diyerek beklemeyi tercih ediyor. Oysa bu yaklaşım, çocuğun dil gelişiminde kalıcı sorunlara yol açabiliyor.
Konuşma gecikmesi zamanında fark edilmezse sosyal iletişim, okul başarısı ve özgüven üzerinde olumsuz etkiler bırakabiliyor.
Dil terapisti desteği, konuşma gecikmesi yaşayan çocuklarda erken müdahale şansı sunuyor. Böylece gelişim sürecine olumlu bir katkı sağlanabiliyor.
Bu yazıda, konuşma gecikmesinin nedenlerini, bir dil terapistinin neler yaptığını ve profesyonel yardıma ne zaman başvurmak gerektiğini biraz daha yakından inceleyeceğim.
Çocuğum Konuşmuyor: Ne Anlama Geliyor?

Çocuklarda konuşma gecikmesi aslında hiç de nadir değil. Yaşa uygun beklentileri ve alıcı/ifade edici dil becerileri arasındaki farkı bilmek, ebeveynlerin kafasını biraz olsun netleştirebilir.
Konuşma Gecikmesi Nedir?
Konuşma gecikmesi, çocuğun yaşıtlarına göre dil ve konuşma becerilerinde geride kalması demek. Bazen kelime sayısı az olur, bazen cümle kurmakta zorlanır ya da konuşması pek anlaşılamaz.
Her gecikme illa büyük bir soruna işaret etmiyor. Bazı çocuklar doğal olarak daha geç konuşmaya başlıyor.
Yine de, özellikle belirli yaşlarda beklenen beceriler yoksa, bunu göz ardı etmemek lazım. Mesela 2 yaşında hiç konuşmayan ya da çok az kelime kullanan çocuklar için değerlendirme şart gibi.
Erkek çocukları, kızlara göre genellikle biraz daha geç konuşmaya başlıyor. Bu fark çoğunlukla 6 ayı geçmiyor.
Yaşa Göre Dil Gelişim Beklentileri
Çocukların dil gelişimi belirli yaşlarda öngörülebilir aşamalar gösteriyor. Bu aşamaları bilmek, gecikme olup olmadığını anlamada işinizi kolaylaştırır.
12-18 Ay:
- İlk kelimeler
- 10-20 kelime
- Basit yönergeleri anlama
18-24 Ay:
- Kelime patlaması
- 50-200 kelime
- İki kelimeyi birleştirme başlıyor
24-30 Ay:
- İki kelimeli cümleler (“anne gel”, “su ver”)
- 200-300 kelime
- Konuşmanın %50’si anlaşılır oluyor
Bu yaşlarda beklenenleri göremiyorsanız, bir uzmana danışmak iyi bir fikir olabilir. Özellikle 2 yaşında hâlâ hiç konuşmayan çocuklar için erken müdahale gerçekten önemli.
Alıcı ve İfade Edici Dil Farkı
Alıcı dil, çocuğun söylenenleri anlayabilme becerisini tanımlar. İfade edici dil ise çocuğun kendini kelimelerle anlatabilmesini ifade eder.
Genellikle çocuklar önce anlamaya başlar, sonra konuşmaya geçer. Mesela çocuk konuşmasa bile:
- İsmini duyunca bakar
- Basit komutları yerine getirir
- Tanıdık nesneleri işaret edebilir
İfade edici dilde sorunlar daha gözle görülür olur:
- Az kelime kullanır
- Cümle kuramaz
- Konuşması anlaşılmaz
Alıcı ve ifade edici dil arasındaki denge, gecikmenin ne kadar ciddi olduğunu anlamada yardımcı olur. Alıcı dil iyi gidiyorsa, durum bazen daha hafif atlatılabilir.
Konuşma Gecikmesinin Olası Nedenleri
Çocuklarda konuşma gecikmesinin arkasında gelişimsel bozukluklar, beyin/vücut yapısındaki aksaklıklar veya çevresel etkenler bulunabiliyor. Nedenleri anlamak, doğru bir yol haritası çizmek açısından önemli.
Gelişimsel Dil Bozukluğu ve İlgili Durumlar
Gelişimsel dil bozukluğu, çocuklarda konuşma gecikmesinin en sık rastlanan nedenlerinden biri. Bu bozuklukta, çocuk yaşına uygun dil becerilerini kazanmakta zorlanıyor.
Dil bozukluğu yaşayan çocuklar kelime öğrenmekte güçlük çekiyor. Cümle kurmak da genellikle sıkıntılı oluyor ve kelime dağarcıkları sınırlı kalabiliyor.
Otizm spektrum bozukluğu da konuşma gecikmesine yol açabiliyor. Otizmli çocuklar:
- Göz teması kurmakta zorlanıyor
- Sosyal etkileşimde güçlük yaşayabiliyor
- Tekrarlayan davranışlar sergileyebiliyor
- İletişim becerilerinde gecikme gösteriyor
Apraksi ise çocuğun konuşma kaslarını koordine edememesiyle ortaya çıkıyor. Yani çocuk ne söylemek istediğini biliyor ama kaslarına doğru komutları gönderemiyor.
Ailede konuşma gecikmesi öyküsü varsa, genetik etki de devreye girebiliyor. Ebeveynlerde gecikme olmuşsa, çocukta da benzer bir tablo görülebiliyor.
Nörolojik ve Fiziksel Etkenler
Beyin ve vücut yapısındaki bazı sorunlar konuşma gelişimini doğrudan etkiliyor. İşitme kaybı, çocuğun sesleri duymasını engellediği için konuşmayı öğrenmesini de zorlaştırıyor.
Dudak-damak yarığı gibi yapısal problemler, seslerin doğru çıkarılmasını güçleştiriyor. Çocuk konuşmak istese bile fiziksel bir engelle karşılaşıyor.
Beyin hasarları veya nörolojik hastalıklar da dil merkezlerini etkiliyor. Doğumda oksijen eksikliği, erken doğum veya beyin enfeksiyonları da bu gruba giriyor.
Kas zayıflığı ya da koordinasyon bozuklukları, konuşma kaslarının düzgün çalışmasını engelliyor. Yutma güçlüğü olan çocuklarda da bu sorunlar sıkça görülüyor.
Epilepsi gibi nörolojik durumlar, beynin dil işleme kapasitesini yavaşlatabiliyor. Bu da konuşma gelişimini sekteye uğratıyor.
Çevresel ve Psikososyal Faktörler
Çocuğun büyüdüğü ortam, dil gelişiminde gerçekten büyük rol oynuyor. Evde az konuşuluyorsa, çocuk yeni kelimeler öğrenmekte zorlanıyor.
“Çocuklar dili taklit ederek öğrenir, bu nedenle zengin dil girdisi kritik önemde.”
Çok dilli büyüyen çocuklar bazen hangi dili ne zaman kullanacağını karıştırıp geçici gecikme yaşayabiliyor. Bu durum çoğu zaman kalıcı bir sorun yaratmıyor.
Sosyal ve ekonomik zorluklar da dil gelişimini etkileyebiliyor:
- Kitap ve oyuncak eksikliği
- Kaliteli eğitime erişimin azlığı
- Stresli aile ortamları
- İhmal veya kötü muamele
Travmatik yaşantılar da çocuğun konuşma isteğini azaltabiliyor. Boşanma, ölüm, taşınma gibi büyük değişimler, bazen geçici konuşma gerilemelerine neden oluyor.
Aşırı koruyucu aileler de, çocuğun konuşmasını istemeden engelleyebiliyor. Ebeveynler çocuğun ihtiyaçlarını hemen karşılayınca, çocuk konuşmaya pek gerek duymuyor.
Dil ve Konuşma Terapisti Ne Yapar?
Dil ve konuşma terapistleri, çocukların iletişim becerilerini değerlendirip geliştirmeye çalışır. Özellikle konuşma gecikmesi yaşayan çocuklara farklı yöntemler uygularlar.
Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?
Dil ve konuşma terapisti, konuşma ve dil gelişimi konusunda eğitim almış sağlık profesyoneli olarak çalışır. Üniversitelerin dil ve konuşma terapisi bölümlerinden mezun olurlar.
Terapistler her yaştan çocukla ilgilenir. Genellikle 2-6 yaş arası konuşma sorunlarına odaklanırlar.
Bu uzmanlar şunları yapar:
- Çocuğun dil gelişimini değerlendirir
- Konuşma bozukluklarını tespit eder
- Kişiye özel terapi programı hazırlar
- Aileye eğitim verir
Konuşma terapisti, artikülasyon, ses tonu ve dil anlayışı gibi alanlarda çocuğa destek olur. Her çocuğun ihtiyacı farklıdır, bu yüzden bireysel yaklaşım benimserler.
Konuşma Terapisi Nasıl İşler?
Terapistler ilk olarak değerlendirme yapar. Çocuğun mevcut dil becerilerini incelerler.
İlk seansta konuşma geçmişini sorarlar. Aileyle ayrıntılı şekilde görüşürler. Çocuğun günlük iletişimini gözlemlerler.
Terapi seansları genellikle şöyle ilerler:
| Seans Süresi | Aktivite Türü | Hedef |
|---|---|---|
| 30-45 dakika | Oyun tabanlı | Kelime öğretimi |
| 45-60 dakika | Yapılandırılmış | Cümle kurma |
| 30 dakika | Aile katılımı | Ev uygulamaları |
Terapistler bolca oyun ve etkinlik kullanır. Çocuğun ilgisini çeken materyalleri seçmekte özgürdürler. Dil ve konuşma terapisi biraz sabır ister.
Seanslar genellikle haftada 1-3 kez yapılır. Terapi süresi ise çocuğun ihtiyacına göre 3 ila 12 ay arasında değişir.
Başvuru Kriterleri Nelerdir?
Aşağıdaki durumlarda konuşma terapistine başvurmak iyi bir fikir olabilir:
2 yaş için:
- 50’den az kelime biliyor
- İki kelimelik cümle kuramıyor
- Basit komutları anlamıyor
3 yaş için:
- Aile dışındaki kişiler konuşmasını anlamıyor
- 3 kelimelik cümle kuramıyor
- Sorulara tek kelimeyle cevap veriyor
“Çocuğunuzun konuşmasında gecikme olduğunu düşünüyorsanız beklemeyin. Erken müdahale daha iyi sonuç verir.”
Şu durumlarda başvuru şart:
- Kekemelik belirtileri
- Ses çıkarma zorluğu
- Artikülasyon bozukluğu
- Sosyal iletişim problemleri
Çocuğunuz yaşıtlarına göre belirgin şekilde gerideyse mutlaka bir uzmana danışın. Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ama ciddi gecikmelerde müdahale gerekebilir.
Ne Zaman Dil Terapistine Başvurulmalı?
Çocuklarda konuşma gecikmesi yaşandığında, zamanlama çok önemli oluyor. Aileler belirli uyarı işaretlerini fark etmeli ve yaşa göre beklenen gelişimi bilmeli.
Uyarı İşaretleri ve Değerlendirme Zamanı
Aileler aşağıdaki işaretleri gördüğünde uzman desteği almalı:
- Çocuk hiç sosyal gülümseme göstermiyor
- İsmiyle seslenilince tepki vermiyor ve göz teması kurmuyor
- Basit komutları anlamıyor ya da uygulamıyor
- İletişim kurmak için hiçbir çaba göstermiyor
“Her türlü iletişim girişimini, ne kadar kusurlu olursa olsun, desteklemek önemlidir.” Fakat sürekli sessizlik gerçekten endişe verici. Çocuk işaret etmiyor, göstermiyor ya da jest yapmıyorsa bu durum dikkate alınmalı.
Çocuğun işitme sorunları da konuşma gecikmesine yol açabilir. Seslere tepki vermiyorsa veya sadece yüksek seslerle ilgileniyorsa işitme testi yaptırmak gerekir.
Yaş Dönemlerine Göre Alarm Belirtileri
Farklı yaşlarda beklenen dil gelişimi şöyle:
| Yaş Dönemi | Alarm Belirtileri |
|---|---|
| 12-18 Ay | Hiç kelime söylemiyor, “mama” “papa” gibi basit sesler çıkarmıyor |
| 18-24 Ay | 50’den az kelime kullanıyor, iki kelimeyi birleştirmiyor |
| 24-30 Ay | İki kelimeli cümle kuramıyor, konuşması anlaşılmıyor |
| 30-36 Ay | Üç kelimeli cümle kuramıyor, sorulara yanıt veremiyor |
Genellikle erkek çocukları biraz daha geç konuşuyor. Ama bu, gecikmeyi normalleştirmek için bir bahane olmamalı.
Çocuk daha önce kullandığı kelimeleri unutuyorsa ya da dil gelişimi geriye gidiyorsa acil olarak uzmana başvurmak gerekir.
Evde Ailenin Uygulayabileceği Destekleyici Yöntemler
Aileler, çocuklarının dil gelişimini evde basit ama etkili yöntemlerle destekleyebilir. Günlük yaşamda zengin iletişim ortamları oluşturmak, müzik ve kitap aktiviteleriyle uğraşmak, aktif bir aile katılımı sağlamak çocuğun konuşmasını hızlandırabilir.
Etkili İletişim Ortamı Yaratmak
Evde iletişim ortamını zenginleştirmek çocuğun dil gelişimi için gerçekten önemli. Aileler günlük rutinleri konuşma fırsatına çevirebilir.
Konuşma fırsatları yaratmak için şunlar yapılabilir:
- Yemek hazırlarken yapılan işlemleri anlatmak
- Banyo ve giyinme sırasında vücut parçalarını, kıyafetleri isimlendirmek
- Alışverişte ürünlerin isimlerini söylemek
- Ev işlerinde çocuğa basit görevler verip iletişim kurmak
Dil zenginliği için kullanılan kelimelerin çeşitli olması gerekiyor. Ama karmaşık cümleler yerine, çocuğun anlayabileceği basit ifadeler seçmek daha iyi.
Bekleme süresi vermek çok işe yarıyor. Soru sorduktan sonra çocuğa 5-10 saniye düşünme ve cevap verme fırsatı tanıyın. Çocukların bazen zamana ihtiyacı var, aceleye gerek yok.
“Çocuğun her iletişim denemesini desteklemek ve sabırla beklemek dil gelişimini hızlandırır.”
Müzik ve Kitapların Rolü
Müzik ve kitaplar, çocukların dil gelişiminde bence vazgeçilmez. Hem kelime dağarcığını artırıyor hem de dil yapılarını öğretiyor.
Müziğin faydaları:
| Müzik Aktivitesi | Dil Gelişimine Katkısı |
|---|---|
| Basit şarkılar söylemek | Ritim ve melodiyle dil öğrenimini kolaylaştırır |
| Parmak oyunları | Motor becerilerle dili birleştirir |
| Dans etmek | Kelimelerle hareketi bir araya getirir |
| Enstrüman çalmak | Dil merkezlerini harekete geçirir |
Tekrarlı şarkılar ve kafiyeli sözler özellikle faydalı. Günde 15-20 dakika müzik aktivitesi genellikle yeterli olur.
Kitap okuma stratejileri:
- Renkli, büyük resimli kitaplar seçmek
- Çocuğun resimleri göstermesini istemek
- “Bu nedir?” gibi sorular sormak
- Hikayeleri tekrar tekrar okumak
Kitap okurken çocukla interaktif iletişim kurmak, pasif dinletmekten çok daha etkili oluyor.
Aile Katılımı ile Dil Gelişimini Desteklemek
Aile katılımı dil terapisinin kalbinde yer alıyor. Çocuk, haftada birkaç saat terapist ile vakit geçirirken günün geri kalan büyük kısmını ailesiyle geçiriyor.
Aileler dil gelişimini şu yollarla destekleyebilir:
- Günlük rutinleri konuşma zamanına çevirmek
- Çocuğun ilgi alanlarını kullanmak
- Model olma tekniğini uygulamak
- Oyun tabanlı öğrenme yapmak
Model olma tekniğinde aileler, çocuğun söylediği kelimeleri doğru şekilde tekrar ediyor. Mesela çocuk “ba” dediğinde, “bal, evet bal” diye genişletmek gayet etkili.
Oyun aktiviteleri:
- Saklambaç oynarken “nerede?” diye sormak
- Topla oynarken “at”, “yakala” gibi komutlar vermek
- Puzzle yaparken parça isimlerini seslendirmek
- Oyuncakları sıraya dizerken sayıları öğretmek
Aile üyeleri tutarlı bir yaklaşım sergileyip sabırlı davrandığında çocuk daha hızlı ilerliyor. Günlük 30-45 dakika odaklanmış etkileşim genellikle yeterli geliyor.
Tedavi ve Müdahale Sürecinde Bilinmesi Gerekenler
Başarılı bir dil ve konuşma terapisi için doğru yaklaşımı seçmek, ilerlemeyi düzenli izlemek ve sık yapılan hatalardan uzak durmak gerekiyor. Ailenin sürece aktif şekilde dahil olması ve terapistin önerilerini uygulaması da oldukça önemli.
Dil ve Konuşma Terapisinde Yaklaşımlar
Konuşma terapistleri çocuğun ihtiyacına göre farklı yöntemler deniyor. Oyun temelli terapi küçük çocuklarda en çok işe yarayan yöntemlerden biri. Çocuk burada doğal oyun ortamında kelimelerle tanışıyor.
Davranışsal yaklaşımlar ise belli bir hedefe odaklanıyor. Çocuk doğru sesi çıkardığında ödül alıyor. Sosyal iletişim yaklaşımı ise çocuğun başkalarıyla iletişim becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor.
Bazı terapistler teknoloji destekli yöntemler de kullanıyor. Tablet uygulamaları ve özel yazılımlar çocukların ilgisini çekiyor. Her yaklaşımın kendine göre avantajları var, tabii.
| Yaklaşım Türü | Yaş Grubu | Ana Hedef |
|---|---|---|
| Oyun Temelli | 2-5 yaş | Doğal öğrenme |
| Davranışsal | 3-8 yaş | Hedefli beceriler |
| Sosyal İletişim | 2-6 yaş | Etkileşim kurma |
İlerleme ve İzlem
Terapi sırasında düzenli değerlendirmeler yapılıyor. Terapist, çocuğun gelişimini haftalık ya da aylık olarak kaydediyor.
Bu kayıtlar sayesinde aileler çocuklarındaki değişimi daha net görebiliyor. Ebeveynler, terapistin gösterdiği teknikleri evde uygulayarak sürece katkı sağlıyor.
“Evdeki çalışmalar terapinin etkinliğini iki katına çıkarır.”
İlerlemeyi izlemek için nesnel ölçümler kullanılıyor. Çocuğun kullandığı kelime sayısı, cümle uzunluğu ve anlaşılabilirlik oranı gibi veriler, tedavi planının işe yarayıp yaramadığını gösteriyor.
Bazı çocuklar hızlı ilerliyor. Kimileri ise daha yavaş gelişiyor. Her iki durum da oldukça normal aslında.
Sıkça Yapılan Hatalardan Kaçınmak
Aileler bazen acele edip hızlı sonuç bekliyor. Bu da çocuğa baskı yaratabiliyor. Dil gelişimi zaman isteyen bir süreç.
Evde terapist önerilerini tutarsız uygulamak da sık yapılan hatalardan biri. Günlük rutinlere konuşma terapisi tekniklerini dahil etmek gerekiyor. Sadece belirli zamanlarda çalışmak pek yeterli olmuyor.
Teknolojiye fazla güvenmek de riskli. Tablet ve telefon uygulamaları yardımcı olabilir ama gerçek insan etkileşiminin yerini tutmaz.
Çocuğu zorlamak ise genellikle ters tepiyor. Konuşma etkinlikleri eğlenceli olmalı. Çocuk direnç gösteriyorsa, yöntemi değiştirmek daha iyi.
- Sabırlı olmak
- Düzenli çalışmak
- Eğlenceli aktiviteler yapmak
- Çocuğun hızına saygı duymak
Sıkça Sorulan Sorular
Çocukların konuşma gelişimiyle ilgili en yaygın sorular genellikle yaş aralıkları ve özel durumlar hakkında geliyor. Ebeveynler, çocuklarının dil gelişiminde nelerin normal olduğunu ve ne zaman müdahale gerektiğini anlamak istiyor.
2 yaşında bir çocuk ne zaman konuşmaya başlamalı?
Çoğu çocuk 12-18 ay arasında ilk kelimelerini söylüyor. 2 yaşına geldiğinde en az 50 kelime kullanabilmeli ve iki kelimelik basit cümleler kurabiliyor olmalı.
Bu yaşta çocuklar “anne gel” ya da “baba ver” gibi ifadeleri kullanıyor. Basit yönergeleri anlayıp yerine getirme konusunda da genellikle iyiler.
Eğer çocuk 2 yaşında hâlâ hiç kelime kullanmıyorsa veya kelime dağarcığı çok sınırlıysa, bir uzmana danışmak iyi bir fikir olabilir.
4 yaşındaki çocuğum hala konuşmuyor, ne yapmalıyım?
4 yaşında konuşmayan bir çocuk için hemen uzman desteği almak gerekiyor. Bu yaşta çocukların artık karmaşık cümleler kurması ve akıcı iletişim kurabilmesi bekleniyor.
Bir dil ve konuşma terapisti, çocuk gelişim uzmanı ve gerekiyorsa çocuk nöroloğu tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapmak şart. Erken müdahale, bu yaşta bile etkili sonuçlar verebiliyor.
“Konuşma gecikmesinin altında yatan nedeni belirlemek için çocuğun kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi önemlidir.”
Çocuğum anlıyor ama konuşamıyor, bu durumda ne gibi adımlar atmalıyım?
Çocuğun anlama becerileri normalse ama konuşamıyorsa, alıcı dil becerileri gelişmiş, ifade edici dil becerileri ise gecikmiş demektir. Bu durum oldukça sık görülüyor.
Günlük aktiviteleri anlatmak, bol bol kitap okumak ve çocukla sürekli konuşmak fayda sağlıyor. Çocuğun cevap vermesi için yeterli zaman bırakmak da önemli.
Dil ve konuşma terapisti bu durumda özel teknikler gösteriyor. Evde uygulanan destekleyici yöntemler tedavi sürecini hızlandırabiliyor.
Çocuğumun konuşma gelişiminde bir sorun olup olmadığını nasıl anlarım?
Konuşma gelişiminde sorun belirtileri yaşa göre değişiyor. Göz teması kurmamak ve iletişimden kaçınmak önemli işaretler arasında.
Seslere veya konuşmalara hiç tepki vermemek de dikkat çekici bir belirti. Jest ve mimiklerle bile iletişim kurmayan çocuklarda sorun olabilir.
| Yaş | Normal Gelişim | Dikkat Edilecek Durumlar |
|---|---|---|
| 12-18 ay | İlk kelimeler | Hiç ses çıkarmama |
| 2 yaş | 50 kelime, iki kelimelik cümleler | Kelime kullanmama |
| 3 yaş | Karmaşık cümleler | Anlaşılmama |
Dil gelişimi gecikmiş çocuklar için dil terapisi ne zaman düşünülmeli?
Dil terapisi, çocuk akranlarına göre belirgin gecikme gösterdiğinde düşünülmeli. 24 aylık bir çocuk hiç konuşmuyorsa terapiye başlamak için uygun zaman gelmiş demektir.
Ailede dil ve konuşma bozukluğu öyküsü varsa daha erken müdahale gerekebilir. Çocuk doktoru ve dil terapisti birlikte değerlendirme yapmalı.
Erken yaşta alınan uzman desteği gelişimi hızlandırıyor. Bekleyip görmek yerine erken müdahale daha iyi sonuç veriyor.
Çocuğum konuşmasında gecikme yaşıyor, hangi uzmanlığa sahip doktora başvurmalıyım?
İlk adım olarak, bir dil ve konuşma terapisti ile görüşmek mantıklı olur. Bu uzmanlar, konuşma becerilerini değerlendirme konusunda gerçekten iyi bir eğitim alıyorlar.
Bir yandan da, çocuk gelişim uzmanı çocuğun genel gelişim sürecini gözden geçirebilir. Eğer ihtiyaç duyulursa, çocuk nöroloğu ya da çocuk psikiyatristiyle de görüşebilirsiniz.
Ayrıca, bir odyolog işitme testlerini yapabilir.

