İzin Verici Ebeveynlik ve Sınır Sorunları: Derinlemesine İnceleme

Bir oturma odasında rahat bir şekilde oturan ebeveyn ve serbest davranan çocuk, dağınık bir ortamda sınır sorunlarını yansıtan sahne.

Çocuklarına aşırı özgürlük tanıyan ebeveynler çoğunlukla iyi niyetle hareket ediyor ama sınır koymak onlar için gerçekten zor olabiliyor. Bu durum, ciddi sorunlara yol açabiliyor.

İçerik

İzin verici ebeveynlik tarzında büyüyen çocuklar, net kurallar ve yapı eksikliği yüzünden ilerleyen yıllarda disiplin, sorumluluk ve öz kontrol konularında büyük sıkıntılar yaşayabiliyorlar. İzin verici ebeveynlik, çocukların duygusal gelişimini baltalayarak güvensizlik, düşük öz saygı ve davranış sorunlarına zemin hazırlıyor.

Bir oturma odasında rahat bir şekilde oturan ebeveyn ve serbest davranan çocuk, dağınık bir ortamda sınır sorunlarını yansıtan sahne.

Bu ebeveynlik yaklaşımının etkileri sadece çocuklukla sınırlı kalmıyor. Yetişkinlikte kişiler arası ilişkilerde sınır çizememek, iş ortamında otoriteyle başa çıkamamak ve duygusal düzenleme eksikliği gibi sorunlar baş gösterebiliyor.

Aşırı hoşgörülü yaklaşım, çocukların toplumsal kurallara uyumunu zorlaştırıyor ve zaman zaman asi davranışları tetikliyor.

Bu yazıda, izin verici ebeveynliğin tanımına ve diğer ebeveynlik tarzlarından farklarına bakıyoruz. Sınır sorunlarının çocuklar üzerindeki etkilerini, yarattığı kaygı ve davranışsal problemleri biraz daha yakından inceliyoruz.

Ayrıca ebeveynlerin denge kurmasına yardımcı olabilecek pratik öneriler ve sıkça sorulan bazı sorular da var.

İzin Verici Ebeveynlik Nedir?

İzin verici ebeveynlik, düşük beklentiler ve yüksek duyarlılık ile öne çıkan bir çocuk yetiştirme tarzı. Bu yaklaşımda, çocuklar minimum kuralla ve bolca özgürlükle büyüyorlar.

İzin verici ebeveynliğin tanımı

İzin verici ebeveynlik, çocuklarına çok az talepte bulunan ama duygusal olarak oldukça duyarlı ebeveynlerin benimsediği bir yaklaşım. Diana Baumrind, 1960’ların sonunda bu kavramı ortaya atmış.

İzin verici ebeveynler, çocuklarının ihtiyaçlarını genellikle anında karşılar. Çocuk ne isterse çoğu zaman olumlu yanıt alır.

Bu durum, çocukların çoğunlukla kendi isteklerine göre hareket etmesine yol açıyor. Disiplin ve yapı, bu yaklaşımda pek yer bulamıyor.

Ebeveynler çocuklarını kendilerine eşit görmeye meyilli oluyor ve otorite figürü olmaktan kaçıyorlar.

İzin verici ebeveynlerin temel özellikleri

Bu ebeveynlerin davranışları birkaç temel özelliğe dayanıyor:

Düşük Disiplin ve Yapı:

  • Kesin programlar pek yok (yatma saati, yemek saati gibi)
  • Evde sorumluluklar neredeyse hiç sınırlanmıyor
  • Harçlık ve dışarı çıkma gibi konularda kısıtlama çok az

Yüksek Duyarlılık:

  • Çocukların isteklerine hemen tepki veriyorlar
  • “Hayır” demekten genellikle çekiniyorlar
  • Duygusal ihtiyaçlar her şeyin önünde geliyor

Çatışmadan Kaçınma:

“Bu ebeveynler çocuklarıyla asla yüzleşmeyen kişilerdir.”

Kötü davranışlarda genellikle müdahale etmiyorlar. Çocuklar yanlış davransa bile cezalandırmak ya da düzeltmekten kaçınıyorlar.

Aşırı Ödüllendirme:

İzin verici ebeveynler çocuklarını sık sık ödüllendiriyor. Hatta bazen ortada bir başarı olmasa bile ödül vermekten çekinmiyorlar.

Ebeveynlik tarzları arasındaki konumu

Ebeveynlik tarzları arasında izin verici ebeveynlik belirgin bir yere sahip. Dört ana ebeveynlik tarzı şöyle sıralanıyor:

Ebeveynlik Tarzı Talepkarlık Duyarlılık
Otoriter Yüksek Düşük
Otoritatif Yüksek Yüksek
İzin Verici Düşük Yüksek
İhmal Edici Düşük Düşük

İzin verici ebeveynlik, spektrumun en hoşgörülü ucunda yer alıyor. Diğer uçta ise otoriter ebeveynlik tarzları var.

Otoriter ebeveynlik, izin verici ebeveynliğin tam tersi diyebiliriz. Yüksek duyarlılık ve düşük talepkarlık bir araya gelince, izin verici ebeveynliğin temel karakteri ortaya çıkıyor.

Diğer Ebeveynlik Tarzları ile Karşılaştırma

Bir ebeveynin çocuklarına özgürlük tanıdığı ve sınır koymakta zorlandığı bir sahne, arka planda diğer ebeveynlik tarzlarıyla karşılaştırma olarak düzenli sınırlar ve kurallar gösteriliyor.

İzin verici ebeveynlik, otoriter tarzın katı kurallarına tam anlamıyla zıt bir yaklaşım getiriyor. Sınır koyma konusunda gerçekten büyük farklar var.

Bu stil, yetkili ve ilgisiz ebeveynlikten de hem disiplin hem de duygusal yakınlık anlamında ayrılıyor.

Otoriter ebeveynlik ile temel farklılıklar

Otoriter ebeveynlik ve izin verici ebeveynlik arasında ciddi farklar var. Otoriter ebeveynler katı kurallar koyuyor ve çocuklarından sorgusuz itaat bekliyor.

Bu yaklaşımda, ebeveynler çocuğun davranışlarını sıkı şekilde kontrol ediyor. İzin verici ebeveynler ise tam tersini yapıyor:

  • Kural koymaktan ya kaçınıyor ya da çok az kural belirliyorlar
  • Çocuklarının isteklerine kolayca evet diyorlar
  • Sınır belirleme konusunda genellikle çekingen davranıyorlar

Katı ebeveynlik uygulayanlar genellikle “Çünkü ben öyle dedim” diyerek otoritesini ortaya koyuyor. İzin verici ebeveynler ise “Sen nasıl istersen” yaklaşımını tercih ediyor.

Bu fark, çocuğun özgürlük seviyesini kökten değiştiriyor. Otoriter ebeveynlikte disiplin ön planda, izin verici ebeveynlikte ise çocuğun mutluluğu öne çıkıyor.

Birinde çocuk kurallara uymak zorunda, diğerinde ise kendi kurallarını kendisi belirliyor.

Yetkili ve ilgisiz ebeveynlik ile karşılaştırma

Yetkili ebeveynlik, izin verici ve otoriter tarzların arasında bir denge sağlıyor. Bu ebeveynler hem sıcak hem de anlayışlı; ama aynı zamanda net sınırlar da koyuyorlar.

İzin verici ebeveynler ise sıcakkanlı ama sınır koymakta zorlanıyorlar.

İlgisiz ebeveynlik ile karşılaştırınca:

Özellik İzin Verici İlgisiz
Duygusal yakınlık Yüksek Düşük
Çocuğa ilgi Fazla Az
Sınır koyma Zayıf Yok

İzin verici ebeveynler çocuklarını gerçekten çok seviyor ama bazen yanlış yönlendiriyorlar. İlgisiz ebeveynler ise ne sevgi gösteriyor ne de yönlendirme yapıyor.

Bu da çocuğun gelişiminde farklı sıkıntılara neden olabiliyor. Yetkili ebeveynlikte çocuk hem sevgi görüyor hem de sorumluluk almayı öğreniyor.

İzin verici tarzda ise sevgi bol, ama sorumluluk kısmı epey eksik kalıyor.

İzin Verici Ebeveynlikte Sınır Sorunları

İzin verici ebeveynlik tarzını benimseyen aileler, çocuklarına karşı aşırı hoşgörülü davranıyor. Sınır koymakta ise ciddi zorluklar yaşıyorlar.

Bu yaklaşım, çocukların net kurallar olmadan büyümesine sebep oluyor. Sosyal normları öğrenmekte de epey zorlanıyorlar.

Sınır koymada yaşanan temel sorunlar

İzin verici ebeveynler, çocuklarına “hayır” demekte zorlanıyor. Çatışmadan kaçmak için gerekli sınırları belirlemekten çekiniyorlar.

En yaygın sınır koyma sorunları şunlar:

  • Tutarsız kurallar uygulama
  • Çocuğun tepki vermesinden korkma
  • Net beklentiler oluşturamama
  • Disiplini erteleme veya atlama

Çoğu zaman, çocuklarının mutluluğunu tutarlı sınırlar koymaktan daha öncelikli görüyorlar. Yatak saati, beslenme düzeni ya da ekran kullanımı gibi temel konularda bile katı kurallar koymuyorlar.

“Çocukların doğal sonuçlarla öğreneceğine” inanıyor, rehberlik görevlerinden kaçıyorlar.

Sosyal normlar konusunda çocuklarına rehberlik etmekte de çekimser kalıyorlar.

Sınır eksikliğinin çocuk üzerindeki etkileri

Sınırsız büyüyen çocuklar, öz kontrol becerilerini geliştiremiyor. Bu durum, ileride ciddi sorunlara zemin hazırlıyor.

Sınır eksikliğinin temel etkileri:

Alan Etkiler
Davranışsal Saldırgan tutum, itaatsizlik, kurallara uymama
Akademik Düşük performans, dikkat eksikliği, sorumluluklarını yerine getirmeme
Sosyal Arkadaş ilişkilerinde zorluk, empati eksikliği
Duygusal Düşük dayanıklılık, hayal kırıklığına tahammülsüzlük

Bu çocuklar okulda ve toplumsal ortamlarda uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Yetişkinlerin otoritesini tanımakta zorlanıyorlar, sosyal normları kavrayamıyorlar.

Aşırı bağımlılık da baş gösteriyor. Karar alma becerileri gelişmiyor ve sürekli ebeveyn desteğine ihtiyaç duyuyorlar.

Sağlık alışkanlıkları, beslenme düzeni ve uyku saatleri gibi temel yaşam becerilerinde de sıkıntı yaşıyorlar.

Çocukların Duygusal ve Sosyal Gelişimine Etkileri

İzin verici ebeveynlik, çocukların özsaygı ve özdenetim becerilerinde önemli boşluklar bırakıyor. Arkadaşlık kurmak ve sosyal kurallara uyum sağlamakta da epey bocalıyorlar.

Özsaygı ve özdenetim gelişimi

İzin verici ebeveynlerin çocukları genellikle düşük özsaygı problemiyle karşılaşıyor. Sınırların olmaması, çocukların kendilerini güvende hissetmesini engelliyor.

Özdenetim becerileri de gelişmiyor. Ebeveynler sürekli “evet” dediğinde çocuklar:

  • Sabırsızlık yaşıyor
  • Öfke kontrolünde zorlanıyor
  • Anında tatmin arıyor
  • Zorluklar karşısında kolayca pes ediyor

“Çocuklar sınırlara ihtiyaç duyar çünkü bu onlara güvenlik hissi verir.”

Çocuklar kendi davranışlarını kontrol etmeyi öğrenemiyor. Okul çağına geldiklerinde kurallara uymakta iyice zorlanıyorlar.

Sosyal becerilerdeki zorluklar

Sosyal gelişim alanında da sıkıntılar baş gösteriyor. İzin verici ebeveynlikle büyüyen çocuklar arkadaş gruplarında uyum sağlayamıyor.

Temel sosyal beceriler eksik kalıyor:

Sosyal Beceri Yaşanan Problem
Paylaşma Kendi isteklerini öncelikli tutuyor
Sıra bekleme Sabırsızlık gösteriyor
İş birliği Grup çalışmalarında zorlanıyor
Empati kurma Başkalarının duygularını anlamakta güçlük çekiyor

Çocuklar sosyal ortamlarda bencil davranışlar sergiliyor. Arkadaşları tarafından dışlanma riski artıyor.

Liderlik yerine dikkat çekmeye çalışıyorlar. Çatışma çözme becerileri gelişmiyor.

Anlaşmazlıklarda ya agresif tepkiler veriyor ya da tamamen geri çekiliyorlar.

Sorumluluk ve Disiplin Açısından Sonuçlar

İzin verici ebeveynlik tarzı, çocukların sorumluluk bilinci geliştirmesini zorlaştırıyor. Uzun vadede ciddi davranışsal sorunlar ortaya çıkıyor.

Bu yaklaşım, çocukların kendi eylemlerinin sonuçlarını öğrenmesini engelliyor.

Sorumluluk duygusu ve bilinci

İzin verici ebeveynlik altında yetişen çocuklar, sorumluluk duygusu geliştirmekte epey zorlanıyor. Ebeveynler sürekli müdahale ettiğinden doğal sonuçlarla yüzleşemiyorlar.

Sorumluluk bilinci eksikliği şöyle kendini gösteriyor:

  • Ev işlerinden kaçıyorlar
  • Ödevlerini tamamlamıyorlar
  • Kişisel eşyalarını korumuyorlar
  • Başkalarının duygularını dikkate almıyorlar

“Çocuklar, ebeveynlerinin her şeyi hallettiğini bildikleri için kendi sorumluluklarını almaya gerek duymuyor.”

Bağımsızlık kazanmakta gecikiyorlar. Sorumluluk bilinci gelişmeyen çocuklar, yetişkin olduklarında da benzer sorunlar yaşıyor.

İş yerinde görevlerini yerine getiremiyorlar. Kişisel ilişkilerde de güvenilir bir partner olamıyorlar.

Kuralsızlığın uzun vadeli sonuçları

Kuralsızlık, çocukların gelişim sürecinde kalıcı hasarlara yol açıyor. Sınırsız özgürlüğe alışan çocuklar, toplumsal kurallara uyum sağlayamıyorlar.

Uzun vadeli sonuçlar şöyle:

Alan Sonuçlar
Okul hayatı Disiplin sorunları, düşük akademik başarı
Sosyal ilişkiler Arkadaşlıkları koruyamama, çatışma
Duygusal gelişim Öfke kontrolü eksikliği, sabırsızlık

Bu çocuklar ergenlikte daha fazla risk alıyor. Uyuşturucu kullanımı ve suç oranları yükseliyor.

Yetişkin olduklarında iş değiştirme sıklığı artıyor. Sınırların olmadığı ortamda kendilerini güvensiz hissediyorlar.

Bu durum, özgürlük hissi vermek yerine kaygı yaratıyor. Disiplin eksikliği, çocukların öz denetim becerilerini geliştirmesini de engelliyor.

Toplumsal yaşamda sürekli zorluk çekiyorlar. Gerçekten, bu tablo insanı düşündürüyor.

İzin Verici Ebeveynlikte Sınır Koyma ve Dengeleme Önerileri

İzin verici ebeveynlik yaklaşımında, çocukların ihtiyaç duyduğu güveni sağlayacak net kurallar ve tutarlı sınırlar şart. Ebeveynlerin sevgi dolu ama kararlı tutumları, çocukların duygusal gelişimini destekliyor.

Davranışsal sorunların önüne geçmek için de bu yaklaşım işe yarıyor.

Açık iletişim ile sınır koyma

Ebeveynler çocuklarına sınır koyarken açık iletişim kurmalı. Kuralların nedenlerini yaşlarına uygun şekilde açıklamak işe yarıyor.

Etkili iletişim için şu stratejiler kullanılabilir:

  • Yaşa uygun dil: 3-6 yaş arası çocuklara somut açıklamalar yapmak
  • Empati kurma: “Senin üzgün olduğunu görüyorum, ama bu kural geçerli” demek
  • Neden-sonuç ilişkisi: Kuralın mantığını basitçe anlatmak

“Sınır koymak, çocuğa özgürlüğünün çerçevesini çizmektir. Bu çerçeve içinde çocuk kendini güvende hisseder ve gelişir.”

Ebeveynler beden diline ve ses tonuna dikkat etmeli. Tutarlı sınırlar koyarken “Seni korumak için böyle karar aldık” demek, duygusal güveni güçlendiriyor.

Pozitif disiplin stratejileri

Pozitif disiplin, ceza odaklı yaklaşımları bir kenara bırakıp daha çok öğretici ve destekleyici yöntemlere odaklanıyor. Böylece çocukların özdenetim becerileri zamanla gelişiyor.

Pozitif disiplin teknikleri:

Teknik Uygulama Yaş Grubu
Görsel çizelgeler Rutinleri resimlerle gösterme 3-6 yaş
Zaman sınırları Aktiviteler için net süreler 5-10 yaş
Doğal sonuçlar Davranışın sonuçlarını yaşatma 6+ yaş

Ebeveynler çocuğun olumlu davranışlarını mutlaka pekiştirmeli. Mesela “Oyuncaklarını topladığın için teşekkür ederim” gibi kısa ifadeler, istenen davranışların tekrarını kolaylaştırıyor.

Net kurallar belirlerken biraz esnek davranmakta fayda var. Her gün aynı saatte oyun yerine, çocuğun durumuna göre zaman ayarlamak daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.

Tutarlı kuralların sağlanması

Tutarlılık, sınır koymada belki de en önemli parça. Çocuklar öngörülebilir kurallar sayesinde kendilerini daha güvende hissediyor ve davranışlarını ona göre şekillendiriyorlar.

Tutarlılığı sağlamak için ebeveynler şu adımlara dikkat etmeli:

  1. Aile içi uyum: Anne-baba kurallar konusunda anlaşmalı.
  2. Günlük uygulama: Kurallar her gün aynı şekilde uygulanmalı.
  3. Açık beklentiler: Çocuğa hangi davranışların beklendiği net şekilde söylenmeli.

Açık iletişim ile belirlenen kuralları tüm aile üyeleri desteklemeli. “Bu akşam da aynı kural geçerli” gibi bir cümle, çocukta kafa karışıklığı yaratmıyor.

Ebeveynler bazen tutarsız davrandığında, bunu kabul edip özür dileyebilir ve doğru davranışı tekrar gösterebilir. Böylece çocuklar, hata yapmanın insani olduğunu ve düzeltilebileceğini görürler.

Kaygı ve Davranışsal Sorunlar

İzin verici ebeveynlik tarzı, çocuklarda ciddi psikolojik ve davranışsal sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Sınırların olmaması, çocuklarda güvensizlik hissini pekiştirip sosyal ortamlarda uyum problemlerine yol açabiliyor.

Kaygı ve güvensizlik gelişimi

İzin verici ebeveynlik altında büyüyen çocuklar, bazen şaşırtıcı şekilde yüksek kaygı yaşıyor. Belirsizlik içinde kalan çocuk, hangi davranışın doğru olduğunu sürekli sorguluyor.

Net kuralların eksikliği, çocukların özgüvenini de baltalıyor. Kendi kararlarından şüphe etmeye başlıyorlar. Ebeveynlerinden yeterli rehberlik göremedikleri için kendilerini güvende hissetmiyorlar.

“Çocuklar sınırlara ihtiyaç duyar çünkü sınırlar güvenlik hissi yaratır” – bu temel bakış açısı izin verici ebeveynlikte genellikle eksik kalıyor. Sonuç olarak çocuklar:

  • Karar vermekte tereddüt ediyor
  • Yetişkinlerin onayını sıkça arıyor
  • Kendine güvenmekte zorlanıyor
  • Duygularını düzenlemekte güçlük çekiyor

Davranış bozuklukları ve sosyal uyum

İzin verici ebeveynlik, çocuklarda belirgin davranışsal sorunlara yol açabiliyor. Bu çocuklar sosyal normları öğrenmekte zorlanıyor ve toplumsal kuralları kavrayamıyorlar.

Davranış bozuklukları şöyle ortaya çıkıyor:

Davranış Alanı Görülen Problemler
Okulda Kurallara uymama, öğretmene saygısızlık
Arkadaşlıkta Paylaşmama, empati kuramama
Evde Sorumluluk almama, düzensizlik

Sosyal uyum problemleri özellikle göze çarpıyor. Çocuklar başkalarının sınırlarını kolayca göz ardı edebiliyor. Bu da arkadaş ilişkilerinde sıkıntılara yol açıyor.

Sorumluluk bilinci zayıf olan bu çocuklar, sonuçlarını düşünmeden hareket ediyorlar. Okulda disiplin sorunları çıkıyor ve öğretmenlerle gerilim yaşayabiliyorlar.

İmpuls kontrolü zor olan çocuklar bazen aniden öfke patlamaları yaşıyor. Bu durum hem okul başarısını hem de sosyal ilişkileri olumsuz etkiliyor, maalesef.

Frequently Asked Questions

İzin verici ebeveynlikte sınır koyma, disiplin sorunları ve çocuğun gelişimine katkı gibi konular ebeveynleri sık sık düşündürüyor. Aile içinde dengeyi bulmak ve çocuklara etkili sınır koymak için pratik öneriler önemli.

Çocuk büyütürken izin verici ebeveynlik yaklaşımının sınırları nasıl belirlenmelidir?

Sınırlar çocuğun yaşına uygun ve güvenliğini önceleyecek şekilde belirlenmeli. Temel kurallar fiziksel güvenlik, saygı ve sorumluluk etrafında şekilleniyor.

Ebeveynler önce hangi konularda esnek olabileceklerine karar veriyor. Yatak saati, yemek seçimi ya da oyun zamanı gibi konularda çocuğa seçenek sunmak mantıklı.

Sınır koyarken çocukla konuşmak gerçekten önemli. Onun fikrini almak hem katılımı artırıyor hem de kuralları benimsemesini kolaylaştırıyor.

“Sınırlar çocuğun yaşamla uyum kurmasını, duygularını yönetmesini ve gelecekte daha dengeli bir insan olmasını destekler.”

Ebeveynlerin kararlılık ve esneklik arasındaki dengeyi korumak için izleyebilecekleri stratejiler nelerdir?

Temel kurallarda kararlı durmak gerek, ama uygulamada esnek olmak işleri kolaylaştırıyor. Güvenlik kuralları değişmez ama diğer konularda duruma göre hareket edilebilir.

Çocuğun yaşı ve olgunluğu mutlaka dikkate alınmalı. 5 yaşındaki bir çocuğa sorumluluk verirken 12 yaşındakiyle aynı şeyi beklemek gerçekçi olmaz.

Ebeveynler aralarında anlaşmalı. Birisi “evet” derken diğeri “hayır” derse çocuk kafa karışıklığı yaşayabilir.

Stratejiler tablosu:

Durum Kararlılık Esneklik
Güvenlik kuralları %100 %0
Okul ödevleri %80 %20
Oyun zamanı %30 %70
Sosyal aktiviteler %50 %50

Aile içinde sağlıklı sınırların oluşturulması çocukların gelişimine nasıl katkıda bulunur?

Sınırlar çocuklara güvenlik duygusu kazandırıyor. Neyin beklendiğini bilen çocuk daha az kaygılanıyor ve kendini güvende hissediyor.

Öz kontrol becerileri gelişiyor. Sınırlarla büyüyen çocuklar dürtülerini yönetmeyi öğreniyor ve daha iyi kararlar alıyor.

Sosyal beceriler de artıyor. Evde kurallara uymayı öğrenen çocuk, okulda ve arkadaş ortamında daha başarılı oluyor.

Sorumluluk bilinci gelişiyor. Yaşına uygun sorumluluklar alan çocuklar kendine güveniyor ve bağımsızlık kazanıyor.

İzin verici ebeveynlik anlayışına sahip ailelerde çocukların kurallara uyma konusunda yaşadığı problemlere nasıl müdahale edilmelidir?

Kademeli geçiş yapmak şart. Bir anda sert kurallar koymak çocuğun tepkisini çekebilir, bu yüzden sınırları yavaş yavaş artırmak daha iyi sonuç veriyor.

Çocuğa değişikliklerin nedenini açıklamak gerekiyor. “Bu kurallar senin iyiliğin için” demek yerine, daha somut örnekler vermek anlamlı olur.

Olumlu davranışları ödüllendirmek işleri kolaylaştırıyor. Çocuk kurallara uyduğunda övülmeli, bazen küçük ödüller de verilebilir.

Sonuçları tutarlı şekilde uygulamak önemli. Kural bozulduğunda her seferinde aynı sonuç yaşanmalı ki çocuk neyle karşılaşacağını bilsin.

Ebeveynler, izin verici tutumları nedeniyle ortaya çıkabilecek disiplin sorunlarıyla nasıl başa çıkabilir?

Disiplin stratejileri listesi:

  • Doğal sonuçları kullanmak (mesela ödevini yapmazsa düşük not alır)
  • Zaman aşımı uygulamak (kısa süreli ayrılmak bazen işe yarar)
  • Ayrıcalıkları geçici olarak kaldırmak
  • Olumlu davranışları güçlendirmek
  • Model olmak

Çatışmadan kaçınmak yerine, bazen yapıcı tartışmalar yapmak daha iyi sonuç verebilir. Çocuğun bakış açısını dinlemek önemli; yine de son kararı genellikle ebeveyn verir.